0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
15
Okunma
Ölümün ve hayatın bir sınırı varsa,
Orada bekle beni...
Ne bir çiçek bırak ardında
Ne de adımı rüzgâra emanet et.
Ben sesinden yürürüm,
Yolları değil, özlemi ezberledim çünkü.
Belki geç kalırım;
İnsan dediğin biraz yaralarına takılır,
Biraz çocukluğunda oyalanır,
Biraz da sevdiği gözlerin içinde kaybolur.
Ama bil ki gelirim...
Çünkü yarım kalan her sevda,
Bir gün kendi yolunu bulur.
Dünya dedikleri şey,
Bir avuç toprakla bir avuç gözyaşı arasında
Kurulmuş koca bir yalnızlıkmış meğer.
Biz bunu geç öğrendik.
Kalabalıkların içinde birbirimizi ararken
Kendi sessizliğimize sürgün olduk.
Ben seni sevmeyi
Bir mevsim gibi değil,
Bir ömür boyu dinmeyen yağmur gibi yaşadım.
Her damlasında adın vardı.
Her gecesinde biraz daha eksildim.
Sabahlara çıkarken bile
İçimde hep akşam kaldı.
Kim bilir,
Belki aynı gökyüzüne bakıp
Farklı şehirlerde üşüdük.
Belki aynı yıldızı diledik de
Dualarımız birbirine yetişemedi.
Belki de kader,
İki seveni ayırırken
En çok kendine güldü.
Şimdi ne zaman bir tren düdüğü duysam
İçimden biri valizini topluyor.
Ne zaman yağmur yağsa
Sanki sen pencereyi açıyorsun.
Ben hâlâ her sesin içinde seni arıyorum.
Çünkü bazı insanlar gider,
Ama gidişleri kalır.
Sana söyleyemediğim ne varsa
Gece öğreniyor artık.
Ay dinliyor,
Yıldızlar susuyor.
Ben ise göğsümde taşıdığım bu ağır özlemi
Her sabah yeniden omuzlamadan uyanamıyorum.
İnsan bazen ölmeden de eksiliyormuş.
Nefes alırken de tükenebiliyormuş.
Bir çift gözün yokluğu,
Koca bir şehrin kararmasına yetiyormuş.
Bunu bana sensizlik öğretti.
Eğer bir gün
Hayat yorulursa yürümekten,
Ölüm de kapısını usulca açarsa bana,
Korkmayacağım.
Çünkü biliyorum;
Bir son değil bu,
Belki de yarım kalan cümlemizin devamıdır.
İşte o vakit,
Ölümün ve hayatın bir sınırı varsa,
Orada bekle beni.
Elinde bir demet umut olsun,
Gözlerinde ilk günkü sıcaklık.
Hiçbir şey söyleme...
Çünkü bazı kavuşmaların dili olmaz.
Ben seni
Adınla değil, kalbimle tanıdım.
Yokluğunu yıllarca taşıdım da
Sevginden bir gün bile vazgeçmedim.
Çünkü gerçek sevgi,
Zamana yenilmez;
Mesafeye küsmek nedir bilmez.
Ve eğer o sınırda buluşursak bir gün,
Ne geçmişi konuşalım
Ne de bizi ayıran yolları.
Sadece sessizce yürüyelim.
Bir ömür susturulan bütün türküler
İkimizin yüreğinde yeniden söylensin.
Çünkü bazı aşklar
Dünyaya sığmaz.
Bazı bekleyişler
Takvimlerle ölçülmez.
Ve bazı insanlar,
Bir kez sevildi mi
Ölüm bile onları birbirinden ayıramaz.
Sen yeter ki bekle...
Ben hangi rüzgârda savrulursam savrulayım,
Hangi acıda biraz daha eksilirsem eksileyim,
Hangi karanlık yolumu keserse kessin,
Yine geleceğim.
Ölümün ve hayatın bir sınırı varsa...
Orada bekle beni.
Çünkü benim en uzun yolculuğum,
Sana kavuşacağım o son adıma kadardır.
Kadir TURGUT
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.