1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
İnsan; kötülüğü yaşamadan iyiliğin,
Acıyı tatmadan mutluluğun,
Karanlığa düşmeden aydınlığın
Gerçek kıymetini bilemez.
Yalınayak yürümeden kayalarda,
Toprağın şefkati hissedilir mi?
Savrulmadan dallar fırtınada,
Sükûnetin adı konulur mu?
İçinden geçmeden yaranın sızısı,
Şifanın sırrına varılır mı?
Gölge düşmezse ömrün duvarına,
Güneş yüreği ısıtır mı?
Yüzleşmeden en koyu gecelerle,
Şafağın ilk ışığı seçilir mi?Düşmeden dizlerin toprağa bir kez,
Ayağa kalkmanın onuru bilinir mi?
Ayaz değmeden dalın yaprağına,
Baharın müjdesi nasıl karşılanır?
Geçmeden dar ve dertli sokaklardan,
Geniş ufuklar gönle sığar mı?
Issızlığa düşmeden yapayalnız,
Bir sesin kıymeti duyulur mu?
Gözlerden sessizce yaş süzülmeden,
Bir tebessüm yüreğe işler mi?
Aşmadan sarp kayalıkları,
Ovanın serin nefesi duyulur mu?
Yokluk çalmadıkça ömrün kapısını,
Varlığın bereketi hissedilir mi?
Yanmadan bağrın kor ateşinde,
Bir yudum suyun değeri bilinir mi?
Koşmadan umudun en uzak izine,
Kavuşmanın sevinci yaşanır mı?
Düşmanlık çalmadan kapını senin,
Dostluğun sıcaklığı duyulur mu?
Zıtlıklarla kurulur hayatın dengesi;
İyilik, kötülük bilinmeden tanınır mı?
Ateş değmeden altın arınmaz,
Korla sınanmayan yürek olgunlaşmaz.
Geceyle yüzleşmeyen bir ruh,
Güneşi yalnızca doğarken sanır.
Çünkü insan;
Acısıyla büyür, sabrıyla çoğalır.
En sağlam yürekler,Ateşte arınanlardır.
Alper KARAÇOBAN
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.