Kendi geleceğimizi kendimiz hazırlar, sonra da kader deriz. disraeli
Deniz Sinan öz
Deniz Sinan öz

Sessizliğin Mukaddemesi...

Yorum

Sessizliğin Mukaddemesi...

( 1 kişi )

0

Yorum

1

Beğeni

5,0

Puan

118

Okunma

Sessizliğin Mukaddemesi...



Ne bir gürültü kopacak arkandan, ne de bir fırtına, sevgilim,
Sen kapıyı çekip giderken, bu köhne odada sadece bir toz tanesi kımıldayacak.
Bütün o büyük sözlerin, o amansız kavgaların nihayeti buymuş demek:
Bir insanın, bir başka insanda hiç iz bırakmadan silinip gitmesi...
Ben ki bir ömür bu köşede, kendi sessizliğimin zindanında kalmışım,
Şimdi senin bu gidişin, benim o yıllarca süren uykumdan çok daha sessiz olacak.

İnsan en çok sığındığı limanda boğulurmuş, bunu geç anladım.
Sana yazdığım o uzun, o hiç postalanmamış mektupları yakıyorum şimdi tek tek.
Külün bile bir ağırlığı var bu dünyada, bir sesi var yanarken;
Fakat senin bende bıraktığın o kocaman boşluğun çıtırtısı bile duyulmuyor.
Gurur diyorlar buna sokaktaki insanlar, oysa gurur değil bu sevgilim;
Bu, bir insanın kendi harabeleri arasında yapayalnız kalma hakkıdır.

Yüzüme bakmıyorsun, biliyorum, çünkü baksan orada kendi esaretini göreceksin.
Gidiyorsun...
Adımların ne kadar hafif, ne kadar telaşsız ve ne kadar yabancı.
Ben bu odada, masanın üzerindeki o soğumuş çay bardağı gibi kalırken geride,
Senin kapı eşiğindeki o son gölgen, ömrüm boyunca taşıyacağım en ağır yük olacak.
Ama bağırmayacağım arkandan, "gitme" diye yalvarmayacak bu yorgun dilim;
Çünkü bilirim, giden çoktan gitmiştir de, gidişi ancak şimdi vuku buluyordur.

Dışarıda eylülün o soğuk, o kimsesiz rüzgarı esiyor,
Sokaklar sırılsıklam, tıpkı içimdeki o hiç konuşulmamış kırgınlıklar gibi.
Hadi git...
Gövdemi burada bir ağaç gibi köklerinden söküp bırakarak git...

Gidişin, bu sökük kalbimde kalışımdan çok daha sessiz olacak!
Hiçbir şarkı bahsetmeyecek bu sessiz vedadan, hiçbir kitap yazmayacak bizi.
Biz bu dünyada yan yana durmayı becerememiş iki sürgünüz şimdi.
Sen yoluna revan olurken usulca,
Bana kalan, bu sessizliği bir hırka gibi üzerime geçirip susmaktır!

Ve nihayet...
Kapı kapandı.
İçeride sadece benim nefes alıp verişimin o ağır, o yorgun sesi kaldı.
Sessizlik, odanın duvarlarına sinen o tanıdık rutubet gibi kapladı her yeri.
Anladım ki sevgilim;
Bazı vedalar hiç ses çıkarmaz,
Tıpkı bir yaprağın dalından kopup toprağa düşüşü gibi...

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Sessizliğin mukaddemesi... Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sessizliğin mukaddemesi... şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sessizliğin Mukaddemesi... şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL