0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Hayatı basitleştiremeyen bir adamın, kendi derinliğine hapsolan ruhuyla yer değiştirerek, ona son kez özgürce nefes alacağı mutlak ve şefkatli bir sonsuzluğun kapısını aralaması...
Aldığım her kararın altına bir anlam gömdüm hayat boyunca; her sözün, her hareketin... Böyle yaptım, çünkü hayatı basitçe yaşamayı kendime yediremedim. Bunca derine gömdüğüm anlamlar nerede şimdi? Kim anladı beni, kim daldı benimle o saklı hazineye? Kimse. Bütün gömüler çürüdü, karıştı toprağa — ve toprak, hayattı; çürümüş bir meyve kadar tatlı. Ben de çürüdüm, kendi gömümün üstünde. Şimdi ben varım sadece, ve bir ben, ve bir ben daha. Öyle ayrılamıyoruz ki birbirimizden, gerçekten bir olduk; kim bilir, yok olduk belki de. Paylaşılacak ne çok şey vardı oysa; sadece, sade ve basitçe... ve yaşanacak bir hayat; sadece, sade ve basitçe.
Adımlarının bıraktığı tuz izini takip et şimdi; toz olmadan hemen önce seyret günbatımını, son kez. Ve doğmamış tüm güneşlere merhaba de. Milyonlarca merhabayı sığdır birine — çünkü her merhaba, içinde bir elveda büyütür. Ve af dile sükûnetle, kemiklerini kemiren o çığlıktan. Unutma, bu yol senindi, senin seçimin. Belki de bir hayat vardı yaşanacak; sadece, sade ve basitçe.
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.