2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
76
Okunma
Buradaki kayboluş, hayat oyununu zamansız bir dokunuşla ebediyen durdurmak ya da varlığı sobelemek için değildir; aksine ruhun o zifiri labirentten sıyrılıp şefkatli bir sonsuzlukta, özgür bir nefesle kendini yeniden doğurması içindir.
Zihnim zifiri bir labirent; ruhum, kıvrımlarında dolanan bir gölge, akıyor katran düşüncelerim. Hislerim için için parlıyor, siyah bir elmas gibi — o da kömürken, ezildikçe, altında kaldıkça taşlaşmış bir çığlık. Hepsi iç içe, yekpare. Görünmeyeni görüyorum, görünene özlemle.
Hiç bilmediğim bir yerde uzun bir yürüyüşe çıkmak istiyorum şimdi; yönümü kaybetmek, hiç kimseye uğramadan ufkun o ince çizgisinde adım adım kaybolmak... Etrafımdaki her şey bir dekora dönüşürken, ruhumla saklambaç oynamak — sobelemek değil niyetim; özgürce nefes alacağı, mutlak ve şefkatli bir sonsuzluğun kapısını aralamak — Bilmiyorum… Nasıl var olmuştum, nasıl varmıştım bu yokluğa?
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.