0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
58
Okunma
Çek be arkadaşım,
hakikatin yüzüne gerilmiş şu perdeyi.
Belki aldanırım da,
yalandan da olsa
bir damla sevildiğime inanırım.
Ben öyle büyük mucizeler istemedim.
Bir ömür değil...
Bir akşamlık huzur yeterdi.
Kalbi,
göğsümün üzerine başını koysun,
dünyanın bütün gürültüsü sussun isterdim.
Nasıl anlatılır ki?
Kelimeler,
onu anlatmaya her kalkıştığında
boynunu büküyor.
Sol yanımdaaşıdığım kadın,
yazgımın dileğidir..
Biliyordum...
O ateşin bana cennet olmayacağını,
biliyordum.
Yine de
cehennemine
gül götüren bir deliydim ben.
Bile bile yandım.
Her kıvılcımında
bir ömrümü kaybettim.
Her susuşunda
bir mevsim daha yaşlandım.
Dağıldım...
Öyle bir dağıldım ki,
kendimi toplamak için
aynalara bile yüzüm kalmadı.
Sonra...
Bir gün,
adı bulutların arasından geçse,
gökyüzü yeniden mavi sanırdı beni.
Bir rüzgâr,
saçlarının hatırasını getirirdi.
Ben,
ölmüş bir ağacın
yeniden çiçek açacağına inanacak kadar
onu severdim.
Meğer aşk,
hergün onun uğruna ölmekmiş
her gün biraz daha geçen zamana rağmen
sevebilmekmiş.
o gözlerde kurulacak güzel günlere hayal oldum
gelmeyeceğini bile bile
birgün gelir diye hayatı karşıma aldım
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.