0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
43
Okunma
Geziyorum bir ağustos akşamında,
denizin suskun mavisinde.
Ayın aşkla parladığı sularda,
sessizce bir tebessümle bırakıyorum kendimi manzaraya.
Geçen gemilerin hasreti köpürtüyor dalgaları;
her biri, başka kıyılara gecikmiş bir vedayı taşıyor.
Rüzgâr, yüzümde değil,
içimde yıllardır susan cümlelerden geçiyor.
Ufuk, gecenin avuçlarında usulca erirken,
bir martının kanadında çocukluğum uçuyor.
Ne gidenleri geri çağırıyorum,
ne de kalan acıları büyütüyorum.
bazı akşamlar,
insan en çok kendine varıyor.
Deniz konuşmuyor belki,
bütün cevapları mavisine saklıyor.
yıldızların usulca suya düştüğü o vakitte,
anlıyorum ki özlemek,
bazen kavuşmaktan daha uzun bir yol.
Ağustos gecesi ağır ağır inerken yüreğime
Ben ise dalgaların kalbine bıraktığım sessizlikle,
kendimi uğurluyorum geçen zamana.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.