0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
84
Okunma
Unutamam seni.
Unutmak,
birini hafızadan silmek değildir.
Unutmak,
Soluğunun en güzel alışkanlığını
kendine yasak etmektir.
Sen,
bu hayatın içinde
aceleyle atan kalbimin en güzel telaşıydın.
Daha sabah,
gecenin göğüsünden yeni ayrılmışken,
uykuyu yarım bırakır,
sesinin ışığına yetişmeye çalışırdım.
Bir "günaydın"ın vardı...
Şehrimin bütün gürültüsünü susturan.
Dünya,
sen konuşunca dönüyor;
sen sustuğunda
zaman, kendi nabzını bile unutuyordu.
Ben her sabah
sesinin eşiğinde yeniden doğardım.
Senin sesini,
kulağımda işitmiyordum
kaderime yerleştirmiştim.
Sabhlar yine oluyor,
Güneş yine aynı pencereden
aynı duvara vuruyor.
Kuşlar,
hiçbir şey olmamışcasına,
göğü dolduruyor.
Bir tek ben yarıda kalıyorum hayatımda,
Sen yoksun kalbimin etrafında,
Yokluğun,
öyle büyük bir sessizlik ki...
İçimde konuşan bütün saatlerin
akrebini de yelkovanını da kırdı.
Zaman ilerlemiyor artık;
yalnızca üzerimden geçiyor.
Biliyor musun?
birşey öğrendim
mesele tek gözlerin kehaneti değilmiş,
her sabah duyduğu tek bir sese bırakıyormuşun ruhunu.
Ben bunu,
sesin sustuğunda öğrendim.
Hangi sabaha uyansam,
odanın bir köşesinde
Kırgın bir "günaydın"
oturuyor.
Elini uzatsam dokunacağım,
dokunsam
yeniden kaybedeceğim.
Bu yüzden hiçbir gündüze sığamıyorum.
Kim bilir...
Seni duyamadığım her saniye,
Sana daha çok benziyorumdur.
Ben artık
kendi içimde yankılanan
senin sesinim.
Bu yüzden unutamam seni.
Seni unutmak,
yalnız seni değil;
içimde seninle birlikte yaşayan
o masum adamı da
ikinci kez toprağa vermek olurdu.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.