3
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
76
Okunma
Aşkı nakşettim de dürüst her söze,
Lakin nur inmedi körleşen göze.
Hüküm giydi ihlas, döndü bir köze,
Lafı edilmeyen bir yalan gibi,
Sözü bitirilmeyen bir talan gibi,
Doğruluk denen o yeminden kaldın.
Gönlüm bir dergâhtı, kapısı açık,
Ruhum sığınaktı, her gelen sanık.
Zalimle bir oldu o sessiz hıçkırık,
Suyu çekilmiş bir kuyu gibi,
Kendi çatısında bir dolu gibi,
Gözümden döktüğüm merhametten kaldın.
Çocukça bir düşle göğe ermiştim,
Sana bu ömürden paylar vermiştim.
Ben o yıldızları henüz ellememiştim,
Yarıda kesilen bir masal gibi,
Gözden düşen bir faysal gibi,
Ümit ettiğim o hayallerden kaldın.
Zamana set çektim, kapandı perde,
İzini aramam bastığın yerde.
Merhem kâr eylemez bu eski derde,
Dermanı olmayan bir sızı gibi,
Gecenin en kör hırsızı gibi,
Şifa umduğum o niyette kaldın.
Sustu içimdeki o çocuk sesler,
Düğümlendi göğüste son nefesler.
Dar geldi ruhuma oynaşan kelebekler
Kuşu vurulmuş bir kafes gibi,
Yarım bırakılan bir nefes gibi,
Gönül verdiğim o iklimden kaldın.
Sıyrıldı bu varlık akla karadan,
Bir mühür vurdun ki geçmez amandan ,
Razı gelirmi yaptığına yaradan,
Kendi enkazında bir mabet gibi,
Gitmeyi bilmeyen bir lanet gibi,
Öylece içimde...
Öylece kaldın.
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.