2
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
58
Okunma

Dağın yamaçlarından aşağı yuvarlanan kayalar gibiyim,
Tebessümümün arkasında devasa bir uçurum gizli.
Adım adım, eze eze geçtin üstümden, hiç acımadan;
Bense her darbeni bağrıma bastım sinesizce.
Göz göre göre, bile bile bu cehennemin içinde
Kalıyorum
Bir serçe kuşu konmuştu hani o ilk gün kalbime,
Kanatları ürkekti, yüreği avucunda atardı.
O kuşu tam göğsünden vurdun, kanatlarını yoldun;
Şimdi ne uçacak göğü var, ne sığınacak bir dalı.
Bitmeyen sadakatimin, o bitimsiz sabrımın son düzlüğünde
Tükeniyorum.
Bir çocuk gözyaşı düştü kucağıma, dertlerden ağır,
Hani o her çağırdığında sana koşan, o her şeye kanan çocuk...
Onu tek bir gecede büyüttün, hevesini kursağında bıraktın.
Şimdi o masumiyetin yerinde kan sızıyor her yaradan;
En güvendiğim dağların, en korunaklı sarayların altında
Yaralanıyorum.
Gözlerindeki o ejder ateşleri sarmış dört bir yanımı,
Nereye dönsem alev, nereye baksam senin o yakıcı hilelerin.
Ben seni serrinle, narınla, her şeyinle kabullenmişken;
Sen beni arkamdan vurdun, en zayıf anımda kıydın bana.
Kaçacak hiçbir yerim yok, bu vahşi pusunun tam ortasında
Yakalanıyorum.
Bitti o fırtına, geriye sadece kapkara küller kaldı,
Senden gelen her şeye "eyvallah" diyen o kız yok artık.
Sessizce çekiliyorum kenara, tek bir kelime bile etmeden;
Sana harcadığım o gençliğimin, o temiz uykularımın hatrına,
Gözlerinin içine baka baka, sessiz sedasız
Ölüyorum.
Ve nihayet kapkara bir perde iniyor bu kanlı sahneye,
Ne dağ kaldı sığınacak, ne o çocuk kaldı ağlayacak.
İçimdeki o koca fırtınayı tek bir susuşla mühürledim;
Senden gelen her mesajı, her yalanı, her acıyı gömdüm toprağa.
Seni, seninle geçen o ziyan olmuş günleri ve o derin sızıyı
Unutuyorum.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.