1
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
150
Okunma
Gitmek de Sendendir Gelmek de.
Gelmeyeceksin, biliyorum...
Akıl, o serin ve gaddar terazisinde tarttı yokluğunu;
Hüküm kesin, kapı duvar, yollar suskun.
Biliyorum bilmesine de, ey gönlümün öteki yarısı,
Şems’i yiten bir Mevlana gibi,
Şimdi bu yangının neresinde durayım?
"Gelmeyeceksin" derken dilim,
İçimde tersine dönen bir semazen dönüyor durmadan.
Gözlerim kapıda değil artık, eyvallah,
Lakin her nefeste geceyi kuşanıyor bu ıssız oda.
Şems gitmeseydi, Mevlana yanar mıydı böylesine?
Sen gelmeyeceksin ki, ben benden geçip Hamûş olayım,
Susayım da, feryadım kainatı bulsun.
Erkek sinesinde saklanır derler en büyük zelzeleler,
Ağlayamaz, sızlanamaz, dik durur derler.
Bilmezler ki, aşk kapıya dayandığında,
Ne taht kalır ne taç, ne gurur kalır ne hile.
Sırf senin gelmeyeceğini bilmek bile,
Şu göğüs kafesimde ham bir talibi olgunlaştıran çile.
Sen, vuslatın o uzak ve erişilmez ülkesi,
Ben, hasret çölünde adımlarını kaybetmiş bir seyyah.
Eğer gelmek sadece ayakların işi olsaydı,
Yollara sitem eder, taşları eritirdim.
Ama bilirim; gelmek, bir gönle girmektir.
Sen, kapıyı içeriden kilitlemişsin bir kere.
Varsın gelme, ey rüzgarın bile kokusunu getirmekten korktuğu sevdalımı...
Şems’in gidişiyle Konya’ya çöken o muazzam karanlık var ya,
İşte o karanlıkta buldu Mevlana en parlak güneşi.
Ben de senin bu gelmeyişinde buldum asıl aşkı.
Çünkü hamdım, pişeyim diye gelmedin;
Yandım, kül olayım diye gelmeyeceksin.
Şimdi bu erkek kaleminden dökülen son ikrardır:
Gelmeyişin de başım üstüne, varlığın gibi.
Gelsen, bir kul olarak sevecektim seni belki,
Gelmedin...
Şimdi yokluğunla her zerrede seni buluyor,
Aşkı senden alıp, Allah’a teslim ediyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.