0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
30
Okunma
Şafak
Geceyi bir kenara fırlattım, bitti.
Gözlerimde uykusuzluğun o zifiri ağrısı,
Dudağımda dünden kalma o acı tütün tadıyla duruyorum şimdi karşında.
Ben bu sabah, bir şair gibi süslü lafların arkasına saklanmaya gelmedim.
Bütün kalkanlarımı, o mağrur erkekliğimi,
dünyanın gürültüsünü o kapının eşiğinde bıraktım da geldim.
Ömrüm boyunca hep bir dövüşün, hep bir kavganın tam ortasındaydım.
Kendimi bile korumaktan yorulduğum o virajda,
Sen benim karşıma çıkan en haklı, en güzel sığınak oldun.
Gözlerime baktın ve içimdeki o deli, o hırçın karanlık
Tek bir hamlede seher vaktinin o dilsiz berraklığına teslim oldu.
Yıllardır kimsenin adım atmadığı, rüzgarın
Bile uğramadığı o taş odama
ilk defa helal bir güneş vurdu sanki.
Ben seni öyle bir çırpıda, kolayından sevmedim.
Bir hevese feda edilecek adam değildim Ben, bilerek yandım senin ocağında.
Adının tek bir harfi bile yere düşmesin,
Bu hoyrat dünyanın lekesi o naif ruhuna değmesin diye
Göğsümü sana siper, ömrümü senin kapına nöbetçi ettim.
Şimdi minarelerden süzülen o seher sesleri şahittir ki;
bir adamın bu fani hayatta verebileceği en büyük söz,
Bir kadının kalbinde aldığı o dilsiz solukmuş.
Ben o sokak aralarında, o uykusuz gecelerde anladım ki;
Bir erkek bazen ömrün bütün kirli savaşlarından, yenilgilerinden sonra
Kabul olunmuş bir tövbe gibi sığınırmış sevdiğinin göğsüne.
Aşk dediğin, vitrinlerde sergilenen o parlak kelimeler değilmiş meğer.
Aşk, bir kadının alnındaki o gizli keder çizgisini ellerinle okuyabilmekmiş.
Hangi uykudan sıçrayarak uyandığını,
bana bakarken hangi cümlenin canını acıttığını ezbere bilmektir.
Ben senin en çok kimselere göstermediğin, o sabaha karşı sığındığın ıssızlığına âşık oldum.
Bir gün bu şehirler dağılsa,
sokaklar yabancı yüzlerle dolsa,
zaman bile yorulup bir köşede vaktini tamamlasa,
aklını yitirmiş bir deli gibi yollara düşer, yine senin kapını çalarım.
Çünkü bir adam, ancak ruhunun diz çöktüğü o bir tek dergâhta durulur.
Bana sorma "Beni ne kadar sakladın içinde?" diye.
Sana o ağdalı, kitap kokan şair cümlelerinden kuracak halim yok bu sabah.
Sadece o küçük ellerini nasırlı avuçlarımın içine alır,
içinde kalan ömrümün bütün hayırlı sabahlarını saklayan gözlerine bakarım.
Şiirlerin bile huzurunda saygıyla sustuğu
O mukaddes alnından öperim seni.
Bu adanmışlığın şerhi, kitabı yok derim...
Bildiğim tek bir hakikat var:
Ben seni bu dünyada,
Biraz kendimden daha çok sevdim
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.