6
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
104
Okunma
Hikayenin Aslı...
İşte bizim mahallenin diline düşen o meşhur Abidin şiirinin asıl hikayesi,
öyle sandıkları gibi büyük yalanlarla
dolu değil elbet...
Henüz on bir yaşındaydım.
Büyük halamın yan apartmanındaki
komşunun oğluydu Halit. Bir gün
karşıma geçip aşık olduğunu söyledi. Arkasından da apartman kapısının
altından akrostiş bir şiir attı, kareli bir
kağıtta... On bir yaşındaki çocuğa
göre harika bir aşk şiiriydi. Hayatımda bana yazılan tek şiirdi ve her kelimesi
bugün gibi aklımda...
Sabah işe giden otuz yaşındaki dul halam yerde bulmuş mektubu. Korkmuş kadıncağız; "Bu neyin nesi, kimden geldi?" diye bütün gün düşünüp durmuş endişeden.
Sonra akşam sofrada, şiirdeki "mavi gözler" detayını fark edince basmış kahkahayı!
Anladı tabi komşu oğlunun
bana yanık olduğunu...
O günden sonra dört çocukla bir başladılar Halit’in şiirini okumaya; ev döndü mü sana senfoni orkestrasına!
Biz her akşam oynardık sokakta, çocuklarla toplanır okurduk.
Yıllar sonra okuyup doktor olmuş dediler...
"Kim ne derse desin, aldın mı sonunda
Abidin’i?" derseniz... Yok canım, alamadım, kısmet değilmiş.
Ben bu şiiri, yıllardır hiç görmediğim Doktor Halit Bey’e yazdım... Soyadını da keşke hatırlasaydım...
Ayla.
Külliyen Yalan!
Kim uydurmuş canım o lafları?
Güya ben Abidin’i işten dönerken yakalayacağım diye,
Günün yirmi dört saati camlardan inmiyormuşum.
Neymiş, o caddeden sapınca benim nabız fırlıyormuş yüz seksenlere,
Heyecandan avuçlarımın içi sırılsıklam terliyormuş…
Hahahaha! Ay güleyim bari, külliyen
yalan!
Bir de mahalleli arkamdan dedikodu kazanı kaynatıyor;
Güya akşamları gazete kâğıdına saçlarımı sarıp yatıyormuşum da,
Sabah o buklelerle sokakta ona hava atıyormuşum.
Neymiş efendim, sırf o Sezen Aksu
seviyor diye,
Gidip saçlarımı onun gibi küt
kestirmişim…
Hahahaha! Ayol külliyen yalan, kız yandı ya saçlarım!
Ama laf adamların ağzında sakız ya,
Hemen bağlamışlar Abidin
sevdasına...
Evde en son ses Çelik açıp temizlik
yapmalar,
"Gönlün var mı bana varmaya" diye
tempo tutmalar,
Cam silerken çaktırmadan onların evini gözlemeler falan…
Yahu insan komşu oğluna öyle divane
olur mu?
Fakat dur, o apartman kapısının
altından attığım şiir?
İşte orada işler fena karıştı!
Ben o şiiri Abidin’e yazmıştım güya,
Gidip dört çocuklu dul teyzesi bulmuş
kapıda.
Akşama kadar "bana kısmet çıktı" diye sevinçten duramamış yerinde!
Akşam yemekte şiirin baş harflerine bir bakmışlar ki...
Hahahaha! Ay hatırladıkça basıyorum kahkahayı!
Laf aramızda, dört çocukla bir
başlamışlar Abidin’e şiiri okumaya,
Ev dönmüş mü sana
senfoni orkestrasına!
Bak o akşamki cümbüş yalan değil
işte,
Ona iftira diyemem!
Şimdi sallasınlar dillerini mahalleli,
Kim ne derse desin, kim ne
konuşursa konuşsun;
Günün sonunda ben o şahane adamı,
Abidin’i,
Kaptım mı mahallenin elinden, aldım
mı sonunda?
Hahahaha! Sen ona bak!
Ayla.
14 06 2026
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.