16
Yorum
50
Beğeni
5,0
Puan
469
Okunma

Tükürülemeyen sözcükler kundaklıyor dilim.
Hiçbir vaktin söküp alamadığı aklımın mesai saatleri,
Kılıfına hasret yüreğimi yoruyor, yoruyor.
Az kalsın ölmek diyecektim bugün senden bahsederken;
Az kalsın delirmek, az kalsın diz yarası!
Sonra bahçedeki güller geldi aklıma.
Kan dökülsün başlarına.
Bilmesinler bildiklerini zannettikleri kadar.
Kimseden acımadım senden acıdığım kadar.
Yorgun bir çift ayakkabı dursun istemiştim kapımda;
Helak olmuş, altı yarıklarla dolmuş.
Bulutun mavisi, güneşin turuncusu zaman zaman konuk olmuş.
Sonra dizlerimdeki izler geldi aklıma.
Düşüp düşüp kalktığım yollar ne çoktu.
Üstelik helallik bile dilemedim toprağa dökülen kabuklardan.
Bıçak çekmek istedim toprağa.
Göğsünü yarıp, karnından kabuklarımı yeniden doğurmak…
Sonra bahçedeki güller geldi aklıma.
Kan dökülsün başlarına!
Ne kaldı ki dünden bugüne insanın yanına.
Kafamdaki mahkemede sayısız kalemler kırıldı.
Defalarca ve defalarca kürsüler çekildi iyi niyetlerimin altından.
Sonrası ölüm, sonrası toprak.
Oysa daha neler neler tasarlamıştım doğurduğum taze niyetlere;
daha ne düşler, ne sevişmeler...
Az kalsın kendimi itecektim bir kürsünün tepesinden.
Urgana dolanıverecekti boynum ince yerinden.
Birden aklıma bahçedeki güller geldi.
Dedim kan gelsin başlarına!
Ben gitsem, kim anlatır bugünleri yarına.
Kadifeden fistan biçti marifetli bir el.
Sonra tüller, süslü, şıkır şıkır yelekler.
Kolları sökük bir kazağa dolandı kollarım.
Kırmızının üzerine nakış nakış işlenen güneş örttü karnımı.
Sınır ötesi paçalar kapattı baldırımın çıplağını.
Az kalsın satacaktım bana tek kalan vicdanımı.
Ağladım, ağladım, ağladım!
Karnımda verem sancısıyla ağzımın içinden kanadım.
Sonra bahçedeki güller geldi aklıma.
Dedim kan döküleydi başlarına.
Edecek tek ah bulamadım.
Asırlardır tükürülmemiş sözcükler kundaklıyor dilim.
Asırlardır kundak kundak yalnız,
Kundak kundak ağrı,
yoksulluk,
yoksunluk acıyor canım.
Tekmelerimi toprağa savuruyorum da
bir ah dökülmüyor dilinden anamın.
Birden bire ölmesini istiyorum güneşin, ayın, tüm yıldızların.
Birden bire düşmesini dünyanın.
Gömülmesini insanın.
Ölümlerden ölüm beğendirmeyi onlara, bana,
Ama en çok sana!
Sonra aklıma bahçedeki güller geldi.
Kan kırmızı güller.
Tam da dizlerimdeki kabukları döktüğüm yerdeler.
Kan dökülmüş başlarına.
Ne soran var
Ne hallerini bilen.
5.0
100% (22)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.