Sabrı olmayanlar ne kadar fakirdirler.-- shakespeare
Zeynep Perçin
Zeynep Perçin
VİP ÜYE

Sevme!

Yorum

Sevme!

( 8 kişi )

5

Yorum

17

Beğeni

5,0

Puan

108

Okunma

Sevme!




İdam sehpaları kuruluyor içimde.
İmamlar, papazlar, bu günahın urganını geçirmek için boynuma, kapımda bekliyor.
Günahkârı oluyorum tüm mabedlerin, sevme!

Dört kitapla savaşacak gücüm yok.
Camların buğusuna şiir yazdığım zamanlar değil bu zamanlar.
Kahvemi, çayımı soğutup içiyorum şimdilerde, sevme!

Bildiğim bütün doğrular bir bir yıkılıyor.
Yüreğim yattığı topraktan doğruluyor,
Göğüme kuşlar, saç tellerime bir bir kelebekler serpişiyor, sevme!

Avuçlarımda aminini unuttuğum dualar birikiyor,
Aklıma dolanan yığınla yarım sözcük.
Suskunluğuma bela oluyorsun, sevme!

Gecenin kuytularında kendime çarpıyorum,
Aynalar seni çoğaltıyor durmadan, korkuyorum.
Gölgem utanmadan dar geliyor bedenime, sevme!

Çocukların ayak izleri gönlümde çiçek açıyor.
Kolları yırtık kazağımdan bedenime sarmaşıklar uzuyor.
Örgülü saçlarım toprağa usulca kök salıyor, sevme!

Sakallarıyla tüm adamlar sana benziyor.
Tüm sakallara bir tek ak yakışıyor, sevme!
Bildiğim hiçbir şey bu sevmeye yakışmıyor.
Tanıdığım hiçbir adam gönlüme,
sevme!

Her gece ağzında şiir olasım geliyor ansızın.
Bu özlemek kuş kadar yüreğime sığmıyor artık, sevme!
Olmadık zamanlarda rüyalarımın kapısını zorluyor hayalin.
Gardiyanlara verecek hesabım yok, sevme!

Karabasanlarla boğuşuyorum durmaksızın.
İltihaplı hastalıklar geçiriyor kolum kanadım.
Kanımda nikotin cehennemi; tükenmez bir sigara.
Seni gizleyecek gücüm yok inan, sevme!

Kötü huylu düşünceler doluyor zihnime.
Tehlikeli firarlar tasarlıyor aklım tenhalarında,
Düşlerinde cinayetler işleniyor, esirler alınıyor çoktan, sevme!

Bencilliğini kaldıramıyorum içimin.
Ellerimdeki üşümeyi, gözlerimdeki karartıyı reddediyor yüreğim.
Tümcelerimde seni sobelemekten yoruldu kalemim, sevme!

Hancısı değilim cihanın, inan sadece yolcusuyum.
Renklerden bir siyah yakışır yüzümün akına,
Kaçacak dizlerimin dermanı,
Sevecek yüreğimin zamanı yok, sevme!

Karanlık bir gece yarısı çaldın kapımı.
Camlarım kırık, penceremde yok perde.
Nasıl ağırlarım seni böyle bir evde, sevme!

İçimde pas tutmuş kapılar aralanıyor,
Karanlık sokaklar yüzünün güneşiyle aydınlanıyor.
Kaçtığım ne varsa yine sana varıyor, sevme!

Bir yangın gibi büyüyor vedayı getirdiğin merhabaların,
Külleri kalbimi griden çiçeklere boyuyor.
Söndürmeye gücüm yok bu alevleri, sevme!

Yorgun çoktan geceden kalma sabahlarım; kemale ermiş, yaşım yorgun.
İnan, nicedir yok tadım tuzum, sevme!

Zaman ve mekân birbirine karıştı.
Kaçırdığım otobüs duraklarında indiğimi unuttum çoktan, sevme!

Ellerimdeki serinlik,
bakışlarımdaki derinlikle savaşamıyorum, sevme!

Gelip geçen yüzüme bakacak.
Beni kim bilir nelerle suçlayacak.
Gönlümün duvarlarında ismin uzun uzun yazacak,
hakime ne söylesem, beni suçlu bulacak, sevme!


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Sevme! Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sevme! şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sevme! şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Halil ibrahim bodur
Halil ibrahim bodur, @halilibrahimbodur
15.4.2026 03:17:55
5 puan verdi
Ne güzel bir eser hocam tebrik ederim 👏👏👏
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
15.4.2026 02:21:40
5 puan verdi
içsel bir yargıç önünde duran, suçlu ve masumiyet arasında sıkışmış bir ruhun çığlığı gibi. İdam sehpaları, imamlar, papazlar ve dört kitap gibi güçlü dini ve toplumsal sembollerle kurulan bu hukuk mahkemesinde, sevgi bir günah olarak işleniyor. Şair, "sevme!" diyerek hem kendisini hem de karşısındakini bu yargıdan korumaya çalışıyor; sanki aşkın ağırlığı altında ezilmek yerine, onun yokluğunu tercih ediyor.
Doğa imgeleri burada da derin bir anlam taşıyor. Yüreğin topraktan doğrulması, göğüme kuşların konması, saçlara kelebeklerin serpişmesi gibi ifadeler, ruhun doğayla bütünleşme çabasını gösterirken; aynı zamanda "çiçek açan ayak izleri" ve "kök salan saçlar" ile insanın dünyevi bağlarını ve geçiciliğini vurguluyor. Bu imgeler, şiirin genelindeki karanlık tonu kırarak umut ve yeniden doğuş potansiyeli taşıyor.
Şiirin en çarpıcı yanlarından biri, zaman ve mekân algısının bozulması. Otobüs duraklarında inip unutulmak, gecelerle sabahların karışması, rüyaların kapısını zorlayan hayaller... Bu durum, şairin gerçeklikten kopmuş, kendi içinde hapsolmuş bir dünyada yaşadığını gösteriyor. "Gardiyanlara verecek hesabım yok" dizesi, bu kaçışın ve özgürlük arayışının ne kadar acil ve kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak, bu şiir sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda varoluşsal bir sorgulama. Günah, ceza, pişmanlık ve kaçış temaları, şairin iç dünyasındaki karmaşayı ve çelişkileri ortaya koyuyor. "Sevme!" çağrısı, aslında bir uyarı değil, bir savunma mekanizması; çünkü sevmek, bu kadar çok şeyi kaybetmek demek.


Tebrikler kutlarım yazan kalemi
Gule
Gule, @gule
14.4.2026 23:14:32
Selam Zeyno..."Sevme" deyince Rumi'nin şiiri aklıma geldi şimdi...

"Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru.
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için...
Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi,
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan.
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi,
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize,
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle.
Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı.
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme.

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil.
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme."

...

İnsandan vaz/geçtim. Ben de hobi olarak sakallı maymun fotoğrafları biriktiriyorum artık:)

Güzel şiir Zeyno...özlemişim.
Sevgiyle...


Mehmet DEMİR
Mehmet DEMİR, @mehmetdemir1
14.4.2026 21:45:48
5 puan verdi
tebrik ediyorum şiiri ve şairini oldukça anlamlı ve aynı zamanda düşündürücü bir şiir gönlünüze sağlık ve selam...
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
14.4.2026 20:42:36
5 puan verdi
Eseriniz sevme” emriyle aslında sevmenin yakıcı çaresizliğini anlatıyor; iç çatışma çok güçlü.

“Kaçtığım ne varsa yine sana varıyor, sevme!
Bir yangın gibi büyüyor vedayı getirdiğin merhabaların,
Külleri kalbimi griden çiçeklere boyuyor…”

Duygu yoğunluğu ve imgeler etkileyici bir bütün oluşturmuş.

Yüreğinize sağlık, bu kadar derin bir iç hesaplaşmayı güçlü bir dille aktarmışsınız; Selam ve saygılarımla.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL