5
Yorum
17
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma
İdam sehpaları kuruluyor içimde.
İmamlar, papazlar, bu günahın urganını geçirmek için boynuma, kapımda bekliyor.
Günahkârı oluyorum tüm mabedlerin, sevme!
Dört kitapla savaşacak gücüm yok.
Camların buğusuna şiir yazdığım zamanlar değil bu zamanlar.
Kahvemi, çayımı soğutup içiyorum şimdilerde, sevme!
Bildiğim bütün doğrular bir bir yıkılıyor.
Yüreğim yattığı topraktan doğruluyor,
Göğüme kuşlar, saç tellerime bir bir kelebekler serpişiyor, sevme!
Avuçlarımda aminini unuttuğum dualar birikiyor,
Aklıma dolanan yığınla yarım sözcük.
Suskunluğuma bela oluyorsun, sevme!
Gecenin kuytularında kendime çarpıyorum,
Aynalar seni çoğaltıyor durmadan, korkuyorum.
Gölgem utanmadan dar geliyor bedenime, sevme!
Çocukların ayak izleri gönlümde çiçek açıyor.
Kolları yırtık kazağımdan bedenime sarmaşıklar uzuyor.
Örgülü saçlarım toprağa usulca kök salıyor, sevme!
Sakallarıyla tüm adamlar sana benziyor.
Tüm sakallara bir tek ak yakışıyor, sevme!
Bildiğim hiçbir şey bu sevmeye yakışmıyor.
Tanıdığım hiçbir adam gönlüme,
sevme!
Her gece ağzında şiir olasım geliyor ansızın.
Bu özlemek kuş kadar yüreğime sığmıyor artık, sevme!
Olmadık zamanlarda rüyalarımın kapısını zorluyor hayalin.
Gardiyanlara verecek hesabım yok, sevme!
Karabasanlarla boğuşuyorum durmaksızın.
İltihaplı hastalıklar geçiriyor kolum kanadım.
Kanımda nikotin cehennemi; tükenmez bir sigara.
Seni gizleyecek gücüm yok inan, sevme!
Kötü huylu düşünceler doluyor zihnime.
Tehlikeli firarlar tasarlıyor aklım tenhalarında,
Düşlerinde cinayetler işleniyor, esirler alınıyor çoktan, sevme!
Bencilliğini kaldıramıyorum içimin.
Ellerimdeki üşümeyi, gözlerimdeki karartıyı reddediyor yüreğim.
Tümcelerimde seni sobelemekten yoruldu kalemim, sevme!
Hancısı değilim cihanın, inan sadece yolcusuyum.
Renklerden bir siyah yakışır yüzümün akına,
Kaçacak dizlerimin dermanı,
Sevecek yüreğimin zamanı yok, sevme!
Karanlık bir gece yarısı çaldın kapımı.
Camlarım kırık, penceremde yok perde.
Nasıl ağırlarım seni böyle bir evde, sevme!
İçimde pas tutmuş kapılar aralanıyor,
Karanlık sokaklar yüzünün güneşiyle aydınlanıyor.
Kaçtığım ne varsa yine sana varıyor, sevme!
Bir yangın gibi büyüyor vedayı getirdiğin merhabaların,
Külleri kalbimi griden çiçeklere boyuyor.
Söndürmeye gücüm yok bu alevleri, sevme!
Yorgun çoktan geceden kalma sabahlarım; kemale ermiş, yaşım yorgun.
İnan, nicedir yok tadım tuzum, sevme!
Zaman ve mekân birbirine karıştı.
Kaçırdığım otobüs duraklarında indiğimi unuttum çoktan, sevme!
Ellerimdeki serinlik,
bakışlarımdaki derinlikle savaşamıyorum, sevme!
Gelip geçen yüzüme bakacak.
Beni kim bilir nelerle suçlayacak.
Gönlümün duvarlarında ismin uzun uzun yazacak,
hakime ne söylesem, beni suçlu bulacak, sevme!
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.