5
Yorum
21
Beğeni
5,0
Puan
230
Okunma
İdam sehpaları kuruluyor içimde.
İmamlar, papazlar, bu günahın urganını geçirmek için boynuma, kapımda bekliyor.
Engizisyon mahkemeleri evimin ortasına yerleşiyor.
Günahkârı oluyorum tüm mabedlerin, sevme!
Hiçbir inançla başa çıkacak gücüm yok.
Camların buğusuna şiir yazdığım zamanlar değil bu zamanlar.
Kahvemi, çayımı soğutup içiyorum şimdilerde, sevme!
Bildiğim bütün doğrular bir bir yıkılıyor.
Yüreğim yattığı topraktan doğruluyor.
Göğüme kuşlar, saçlarıma bir bir kelebekler serpişiyor.
Avuçlarımda aminini unuttuğum dualar birikiyor,
aklıma dolanan yığınla yarım sözcük.
Suskunluğuma bela oluyorsun, sevme!
Gecenin kuytularında kendime çarpıyorum.
Aynalar seni çoğaltıyor durmadan, korkuyorum.
Gölgem utanmadan dar geliyor cılız bedenime.
Çocukların ayak izleri gönlümde çiçek açıyor.
Kolları sökük kazağımdan bedenime sarmaşıklar uzuyor.
Bahçelerime börtü böcek doluyor.
Örgülü saçlarım toprağa usulca kök salıyor, sevme!
Sakallarıyla tüm adamlar sana benziyor.
Tüm sakallara en çok ak yakışıyor, sevme!
Bildiğim hiçbir şey bu sevmeye yakışmıyor.
Tanıdığım hiçbir adam gönlüme…
Her gece ağzında şiir olasım geliyor ansızın.
Bu özlemek kuş kadar yüreğime dar geliyor.
Olmadık zamanlarda rüyalarımın kapısını zorluyor hayalin.
Gardiyanlara verecek hesabım yok, sevme!
Kötü huylu düşünceler doluyor zihnime.
Tehlikeli firarlar tasarlıyor aklım tenhalarında.
Düşlerine cinayetler sızıyor,
esirler doluyor köle pazarlarına.
Bencilliğimi kaldıramıyor artık vicdanım.
Ellerimdeki üşümeyi, gözlerimdeki karartıyı reddediyor mecburiyetlerim.
Tümcelerimde seni sobelemekten yoruldu kalemim,
gizleyecek gücüm yok inan, sevme!
Hancısı değilim cihanın, inan sadece yolcusuyum.
Renklerden bir siyah yakışır yüzümün akına.
Kaçacak dizlerimin dermanı,
Sevecek yüreğimin zamanı yok!
Karanlık bir gece yarısı çalmıştın kapımı.
Camlarım kırık, penceremde yok perde.
Nasıl ağırlarım seni böyle bir evde, sevme!
İçimde pas tutmuş kapılar aralanıyor.
Karanlık sokaklar yüzünün güneşiyle aydınlanıyor.
Kaçtığım ne varsa yine sana varıyor.
Bir yangın gibi büyüyor vedayı getirdiğin merhabaların,
Külleri kalbimi griden çiçeklere boyuyor.
Söndürmeye gücüm yok bu alevleri, sevme!
Yorgun çoktan geceden kalma sabahlarım; kemale ermiş yaşım yorgun.
İnan, nicedir yok tadım tuzum.
Zaman ve mekân birbirine karıştı.
Kaçırdığım otobüs duraklarında unuttum indiğimi çoktan.
Ellerimdeki serinlik,
bakışlarımdaki derinlikle savaşamıyorum, sevme!
Şimdi her gelip geçen yüzüme bakacak.
Beni kim bilir nelerle suçlayacak.
Gönlümün duvarlarında ismin uzun uzun yazacak,
hakime ne söylesem, beni suçlu bulacak, sevme!
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.