1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
99
Okunma
Bir insan sevgisini bir anda bırakmaz… Sadece kırıldıkça susar, yoruldukça içine kapanır, anlaşılmadıkça sevgisini göstermeyi bırakır…
Çünkü bazı insanlar sevmekten vazgeçmez, ama sevgisinin değersizleştiğini hissettiği yerde kendini geri çeker. Eskisi gibi yazmaz, eskisi gibi sarılmaz, eskisi gibi “iyi misin” diye sormaz belki… Ama bu sevmediğinden değil, yorgun düştüğündendir.
En ağır olan da budur zaten… Bir insanın gözlerinin önünde değişmesi değil, içindeki sevgiyi sessizce içine gömmesidir.
Bazen insan, “beni artık sevmiyor” sanır… Oysa karşısındaki hâlâ seviyordur, sadece sevgisini gösterecek gücü kalmamıştır.
Bazı yaralar vardır… İnsanı sevgiden değil, sevgisini gösteremeyecek hâle getirir.
Çünkü insan en çok, uğruna savaştığı kişi tarafından yorulur. Her defasında anlamaya çalışıp anlaşılmamak, susup kırılmak, gidecek yeri olmayıp içten içe tükenmek… İşte bunlar sevgiyi öldürmez, ama insanın içindeki o güzel heyecanı susturur.
Bir zamanlar saatlerce konuşan biri, sonra tek kelimeye sığdırır içini. Eskiden gözlerinin içine bakarak seven biri, zamanla bakışlarını kaçırır. Herkes değişti sanır… Kimse o insanın içinde kaç defa kırıldığını bilmez.
Çünkü bazı insanlar terk etmeden önce bile defalarca yalnız bırakılmıştır.
Bir gün gelir… Sevdiği hâlde sessizleşir insan. Ne kavga eder, ne kendini anlatır, ne de kalması için savaşır… Sadece içine gömer her şeyi.
İşte o sessizlik, bir insanın attığı en ağır çığlıktır.
Sonra bir gün… Herkes onun ne kadar değiştiğini konuşur. Oysa kimse, onu bu hâle kimin getirdiğini sormaz.
Bir zamanlar küçücük bir ilgiyle mutlu olan o insan, şimdi koca dünyaya karşı hissiz duruyorsa, sebebi sevgisizliği değil, fazla kırılmış olmasıdır.
Çünkü insan, sevmediği için değil; çok sevip karşılığında yorulduğu için uzaklaşır. Kalbi hâlâ aynı isim için çarpar belki… Ama o kalp artık eski cesaretini kaybetmiştir.
En acısı da şudur… Bazı insanlar hâlâ deli gibi sever, ama belli etmez. Çünkü sevgisini gösterdikçe canı yanmıştır. Sarılmak ister ama geri durur, yazmak ister ama siler, “kal” demek ister ama susar…
Çünkü bazen insanın dili susar, ama içi hâlâ aynı kişiye ağlar.
İşte bu yüzden, bir insan sessizleşti diye sevgisi bitti sanmayın… Bazı sevgiler konuşmaz artık, sadece içten içe yanar.
Gün gelir… İnsan en çok sevdiği kişiye bile içindekileri anlatamaz hâle gelir.
Çünkü bazı sevgiler, kavuşamadığı için değil, çok kırıldığı için sessiz ölür.
Dışarıdan güçlü görünür insan… Güler, konuşur, devam eder hayatına. Ama geceleri bir başına kaldığında, içinde susturduğu onca şey bir bir dökülür yüreğine.
Kimse bilmez… Bazı insanlar hâlâ aynı kişiyi severken yabancı gibi yaşamayı öğrenir.
İşte sevginin en ağır hâli budur… Gitmek değil, kalıp da içindeki sevgiyi sessizce gömmektir.
Çünkü insan sevgisini bırakmaz… Sadece, canı çok yandığında göstermeyi bırakır.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.