1
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
Yorulma boşuna dünya peşinde,
Savrulup durduğun yollar yalanmış.
Huzuru arama elin işinde,
Gönüle kurulan kollar yalanmış.
Düşünce darlığa, daralma sakın,
Seni senden bilen, nefesinden yakın.
Ruhuna bir sabır hırkası takın,
Kışın sonu bahar, dallar yalanmış.
Eğil derman için aşkın dizine,
Bakma şu dünyanın fani yüzüne.
İnanıp gidersen nefsin izine,
Seni uçuruma süren yeller yalanmış.
Kucakla yaranı, o senden bir parça,
Sevgiyle bakarsan döner mi borca?
Kalp sarayı olsun en yüksek burca,
Kibirle örülen fallar yalanmış.
Sustun mu dertlerin sesi kesilir,
Sükûtun içine rahmet süzülür.
Gönül terazisi Hak’la tartılır,
Haktan gayrı olan haller yalanmış.
Derdin ki dermandır, bilene ancak,
Yaradan’dan gelir en sıcak kucak.
Sönmez bu sinende tüten o ocak,
Dünyalık toplanan mallar yalanmış.
Bırak aksın zaman, takılma ana,
Şifa sükûttadır, inan bu cana.
Varıp sığındıysan yüce Rahman’a,
O’ndan ayrı kalan diller yalanmış.
Bırak ki hükmünü sürsün Yaradan,
Çekilsin şu benlik, çıksın aradan.
Kaderle barışan kurtulur yara’dan;
Teslim olmayan o diller yalanmış.
Vardır her gecenin bir son sabahı,
Dilsiz bir yakarış siler her ahı.
Bırak da O yazsın her bir günahı;
Rıza kapısından dönen eller yalanmış.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.