0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
23
Okunma
Biraz tütün, biraz keder, biraz da senden kalan,
Efkârı bir kağıda, sessizce sarıyorum bu gece,
Sanma ki bu ilk içişim gerçek, her şey yalan;
Sadece; çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Parmak uçlarıma kadar alırken ince bir sızı,
Odanın her köşesindeki hayaline bakıyorum saatlerce.
Söndürdüm içimdeki o parlak yıldızı artık,
Sadece; çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Duman olup da havada dağılıyor ya o gülüşün,
Gözlerimi kapatıp öylece rüzgarına akıyorum.
Zor olsa da kabullenmek benim için, bitti bu düşüm;
Sadece; çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Aslında ciğerime çektiğim hava değil, o eşsiz tenin,
Ateşin ortasında bile kendimi yakıyorum, senin için;
Esiri olmuşum bu enkazın, bu en derin yaranın;
Sadece; çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Oysa ki; saat durmuş, zaman sanki bir kör kuyu,
Ben her gece bu boşluğa bir taş atıyorum içimden.
Unutmak istemedim o en güzel uykuyu; o yüzden
Çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Kül tablasında biriken izmaritler, kırılmış umutlarım,
Ben her nefeste biraz daha batıyorum gittikçe en derine.
Seni benden alan o mesafeli yolları anarım her aklıma düştükçe; O yüzden,
Çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Merak etme yalancı bir alevdir bu, sönünce biter her şey,
Gecenin karanlığına bile seninle bakıyorum her yere.
Gidişin bende artık geri dönülmez bir şey olduğunu anladığım gün;
Çakmağıma kokunu doldurdum, özledikçe yakıyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.