0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
27
Okunma
Eski bir kentin yıkılışı gibiydi gidişin,
Sessiz, gürültüsüz ama her şeyi yerle bir eden.
Göçük altında kalan sadece anılar değildi;
Umudum, gençliğim ve sana olan inancım da can verdi.
Kendi küllerimde boğulurken anladım ki ;
Benim o vefasız limanında yandı gönlüm.
Şimdi hangi sokağa çıksam yabancıyım yine kendime,
Ceplerimde kırık dökük hayallerimle,
Dilimde paslanmış bir veda ezgisi ile...
Seni suçlamıyorum artık, bu benim hatamdı;
Bir uçurumun kenarına papatya eken bendim.
Kökleri sökülmüş bir çınar gibi devrildim;
Toprağımdan değil, gölgenden yandı gönlüm.
Zaman diyorlar ya, her şeyin ilacıymış, yalan.
Zaman sadece acıyı nasırlaştırıyor bir zaman.
Dokundukça kanayan bir yara bıraktın geride.
Gözlerimdeki o ışık, o heyecan şimdilerde çok uzakta?
Sustuklarım, feryatlarımdan daha ağır geliyor şimdi.
Kendi sessizliğimin içinde kayboldum ben;
Feryadımdan değil, sükutumdan yandı gönlüm.
Gördün mü? mevsimler yine değişiyor bak,
Ama benim içimde hep o bitmek bilmeyen karakış.
Kuşlar bile göç etti kalbimdeki bu soğuktan artık.
Bir tek ben gidemedim senden,
Bir tek ben terk edemedim bu yangının yerini.
Alevler dışarıda değil, en derindeymiş meğer;
Ateşinden değil, buzundan yandı gönlüm.
Adaleti olmayan bir mahkemede sanık oldum,
Suçum; sevmek, çok sevmek, haddinden fazla değer vermek.
Kalemimi bile kendim kırdım ben bu infazda.
Artık ne bir af bekliyorum ne hakimden ne kimseden,
Zaten geri dönmeni dileyen bir dua da yok dilimde.
İnsan en çok en güvendiği yerden sınanırmış;
Dosttan değil de , yârdan yandı gönlüm.
Bu şiir burada bitmez ya aslında,
Ama yüreğim yoruldu bu ağır kelimeleri artık taşımaktan.
Sözün bittiği yer değil burası,
Hissin bittiği, ruhun çekildiği o ıssız liman burası.
Giderken arkana bakma, çünkü bıraktığın o yıkıntıda
Artık tutuşacak bir şey kalmadı benden başka.
Yandım, Kül oldum, savruldum ve en sonunda toz oldum..
Tamamen senin eserin olan bu yangında,
En çok da kendime olan ihanetimden yandı gönlüm.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.