0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
24
Okunma
Boyum yetmiyor artık mutfak tezgahına,
Annem yok ki tabureyi altıma koysun.
Ev biraz soğuk bugün, biraz da sessiz,
Babam diyor ki; "O artık çok derin bir uykuda."
Neden uyanmıyor? Bak Kuşlar bile uyandı,
Güneş vurdu camdaki o eski lekeye.
Annem olsa kızardı şimdi bu tozlu masaya,
Şimdi her yer toz içinde, her yer bilmece.
En çok da kokusu gitti evden biliyor musun?
Yastığına gömüldüm, biraz o kokar diye;
Ama sadece sabun kokuyor, buz gibi, bembeyaz...
Kim örtecek üstümü ben üşüdüğümde?
Okulun önünde bekleyen bütün anneler,
Onun gibi gülmüyor, onun gibi bakmıyor.
Yaram kanasa "öpeyim de geçsin" derdi,
Şimdi içim kanıyor, kimse öpmeye kıymıyor.
Gökyüzü bugün çok mavi, annemin en sevdiği renk,
Belki de oradan bakıyordur annem, saçlarımı görüyordur.
Söylesene bulutlara baba ; biraz alçaktan uçsunlar,
Belki bir gün elim uzanır, elinden tutarım annemin.
Gittin ya anne, oyunlarım hep yarım kaldı,
Kamyonumun tekeri koptu, zaten tamir eden yok.
Beş yaşındayım ama kalbim çok ağır geliyor;
Mezarına diktiğim o çiçekler açtı, senin haberin yok.
Bak anne, boyum uzadı 30 yaşındayım,ellerim kocaman artık,
Ama hala kimse ’öpeyim de geçsin’ demedi yarama.
Dünyayı sığdırdım da içime, bir seni sığdıramadım şu kara toprağa;
Giderken yarım bıraktığın o beş yaşındaki çocuk var ya...
Hala aynı kapı eşiğinde, saçlarımı okşamanı bekliyor anne."
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.