0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma
Ve bir gün gerçekten diyeceğim ki; aşk güzel şey,
Vaktinde ve doğru insanla gelirse eğer.
Hani bir akşamüstü aniden durulur ya fırtına,
İşte öyle, ruhun yorulduğu yeri hakkıyla bilen.
Gönül her kapının eşiğinde eskitmesin adını,
Varsın biraz geçsin mevsimler, dönsün o ayaza.
Çünkü vaktinden önce dokunulan her hikaye,
Kendi mürekkebiyle leke bırakır beyaza.
Kaç kere sığındık yanlış insanların kuytusuna,
Kendi evimizde birer yabancı gibi olduk sızlayarak.
Oysa insan, yanlış bir göğse yaslandıkça,
Eksilirmiş dünyadan, yerini hep başkalarıyla doldurarak.
Şimdi anlıyorum o kapıların yüzüme neden kapandığını,
Neden yolların beni hep o kör çıkmazlara bıraktığını.
Meğer sabır, kalbin kendi kendini doğurmasıymış,
Bekleyerek öğrenirmiş insan, ruhunun neyle yandığını.
Kaderin saati bakmaz bizim telaşımıza, bilirim,
O kendi sessiz dikişiyle diker yırtılan zamanı.
Ve bir gün, hiç ummadığın o dar vakitte,
Dağıtır göğsünde biriken o dilsiz, o eski dumanı.
Bir bakış gelir, oturur ya ömrünün tam ortasına bazen,
Uzun cümlelere, büyük yeminlere hacet kalmaz hani.
Sanki ezelden beri tanışıyormuş gibi bir güvenle,
Yüzüne bakar ve kalbini bir daha asla yormaz.
İşte o gün dönüp de baktığımda geride kalan maziye,
Değdi diyeceğim, değdi bu dilsiz, bu yorgun beklemeye.
Bir şükür ayeti gibi yerleşecek o an kalbime;
Aşk güzel şey; vaktinde ve seninle gelirse eğer.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.