1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
102
Okunma
Değmezmiş sana döktüğüm gözyaşı,
Ben içimde kıyametler saklarken,
Sen başka gülüşlerin gölgesine sığınmışsın.
Meğer ben seni bir ömür bilmişim,
Sen kendine bile yarım kalmışsın…
Gittiğin yollar şimdi sana yoldaş olsun sevgili,
Bir gün dönüş diye vurursan kapısını gecelerin,
Karanlık çöker omuzlarına usulca.
Toprak çamur olur ayaklarında,
Rüzgâr bile yüzüne yabancı eser.
İşte o vakit anlarsın;
Her terk ediş bir kalbi değil,
Bir duayı yetim bırakır…
“Nerede o eski günler?” diye iç geçirirsin sonra,
Bir sigara dumanında ararsın çocukluğunu.
Yüreğin sığmaz bedenine,
Kaburgaların dar gelir nefesine.
Bahar açsa da dallarda çiçek çiçek,
İçindeki kış çözülmez hiçbir mevsimde.
Hiçbir şey bıraktığın gibi kalmaz sevgili,
Duvarlar bile tanır insanın günahını.
Dokunduğun her eşya geçmiş kokar,
Tuttuğun her şey yakana yapışır gecelerde.
Sessizlik büyür odanın ortasında,
Vicdan, paslı bir bıçak gibi döner insanın içinde.
Uykular terk eder gözlerimi gecenin en kör vaktinde,
Ay düşer camıma kırık bir hatıra gibi.
Düşünceler oturur başucuma,
Sabaha kadar adını sayıklar karanlık.
Ne kadar unutmaya gömsem seni,
Bir yağmur damlasında geri dönersin.
Şimdi anlıyorum…
Bazı yaralar kapanmıyor sevgili,
İnsan sadece acısıyla konuşmamayı öğreniyor.
Ve bazı vedalar vardır,
Ömür boyu insanın içinde üşüyor…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.