İnsan yaratılıştan iyidir. kötülüğe yönelişi, dış etkilerdendir. lu wang
Zeynep Perçin
Zeynep Perçin
VİP ÜYE

Kâğıttan Bir gemiden…

Yorum

Kâğıttan Bir gemiden…

( 9 kişi )

5

Yorum

18

Beğeni

5,0

Puan

199

Okunma

Kâğıttan Bir gemiden…

Ceplerim dolu geldim sana.
Ellerim, gönlüm dolu…
Hiç üşenmedim,
doğumumdan bu yana biriktirdim korkularımı.
Gözünden düşmeyi,
alçakta kalmayı,
en çok, en çok da sensiz kalmayı ekledim sonrasında.

Gün gün biriktirdim bu korkuyu.
Sana bundan hiç söz etmedim.
Göğsümdeki yerin gönlümün marifetiydi.
Bu yüzden dillendirmedim.
Santim santim ölçtüm kaşını, bakışını,
yüzündeki her bir nakışı…
Tenine dokunan güneşin damarlarını,
rüzgârın taradığı saçlarını,
tam konuşacakken dudaklarındaki susmayı…
Bir bir kendime ettim.
Sana söylemedim.

Ev dedim seninle ilgili ne varsa; evim…
Zaman zaman çarpıp kapıyı çıktım.
Bazen bile isteye anahtarlarımı kaybettim.
Hiçbir şey değişmedi.
Zaman beni senden alıp
başka yere bırakmadı.
Günler uzadı, akrep yelkovanla barışmadı.
Gece kuruyan boğazıma
su diye anılarımızı yudumladım.
Çoğu boğazımda düğümlendi.
Ağaçların dallarına benzettiğim kucağını,
mültecisi olduğum bütün duyguların ilticasını
aynı anılarda aldım.

Ceplerim dolu geldim sana.
Daha önceki gelişlerim gibi.
Serseri düşüncelerimin burnunu sürte sürte terbiye ederek.
Saçımın sakalımın dağınıklığını el yordamıyla toplayarak.
Karşında mahcup,
karşında senden başka bir şeyi olmayan o insan olarak.
Söylenmeyi bıraktım.
Beklemeyi, kızmayı, ağlamayı bıraktım.
Tek kötü alışkanlığım sensin şimdi.
Göz kapağımın seğirdiği,
başım sıkışınca gelen tek sarılma isteği, sensin.

Bu kadar toprağa,
bu kadar yeni doğuma hazır değil gönlüm, bilmiyorsun.
Seni sığdırdığım içim,
patladı patlayacak, bilmiyorsun.
Senden başkasını duymuyor kulaklarım.
Aklım almıyor senden başkasını.
Kafamdaki süzgece bir sen takılıyorsun, bilmiyorsun.
Siyah saçların tane tane birer ok!
Siyah saçların göğsümü tam on ikiden…
Kirpiklerin, kaşların…
Tam on ikiden!
Sen nasıl bir avcısın, bilmiyorsun.

Ceplerim dolu geldim sana.
Ellerim, gönlüm dolu…
Hiç üşenmedim, biriktirdim korkularımı.
Gözünden düşmeyi,
alçakta kalmayı ekledim daha sonra.
En çok seni, en çok seni kaybetmeyi…

Toprağın karnına sığamıyorum artık, bilmelisin.
Göğün altında küçüldükçe küçülüyor bedenim.
Yastığımla, yorganımla kavgalara tutuşuyorum.
Kafamın içinde tanımadığım misafirler ağırlıyor,
Her biriyle ayrı ayrı kavgalara tutuşuyorum.
Kimi benden çok severmiş seni,
kimi sen olmasan da olur düşüncesinde.
Aklımı kana bulayacak hallerdeyim, bilmiyorsun.

Yaşadığın şehir şaşalı, uzak.
Yaşattığın şehir yoksul, karanlık.
Ve ben bu yoksullukta,
bu karanlıkta sen olmadan ölebilirim.
Abartılı bir sancının doğurduğu sözcükler değil bunlar.
Bedenim… en çok,
en çok bedenim, kangren konakçısı.
Tüm korkularımı besleyen anne memesi.
Çocukluğumda maruz kalmadığım ninni huzuru.
Gel diyebilecek cesaretim olsaydı
ya da çekip gelebilseydim şehrinin şaşasına,
seni bu kadar sevebilir miydim bilmiyorum.
Uzak olduğun için mi bu kadar seviliyorsun,
yoksa bu kadar sevildiğin için mi bana uzaksın…
Cevabını asla alamayacağım,
Ve senin hiç duymayacağın bu küflü soruların
kâğıttan gemisinde seyahat ediyorum karanlığımda.
İşte bu yüzdendir ki
karanlığım daha çok bir umman.
Ummanı sever misin, bilmiyorum.

Sana buralardan selam ederim.
Beni siyah saçlarından,
ela gözlerinden,
birkaç harfi yuvarlayan dilinden azad etmelisin.
Uzakları yakın etmek gibi alışkanlıklarım var, biliyorsun.
Bana dair bir tek bunu biliyorsun.
Yine yakın ettirme uzakları.
Ya çek gel Umman’ıma
sandalımda yoldaşım ol,
ya da kapat kapılarını eşiğinde kuruduğum evinin.
Şimdilik korkularımı da alıp kulağımdaki ninniyle senden haber bekliyorum.
Tebessümünden,
sesinden ve oraya buraya çarpan bakışlarından
sevgi ve hasretle,
uzun uzun öpüyorum.
Ceplerimin yükünden ayaklarımı sürüye sürüye
uzaklarımı daha da uzak etmeye gidiyorum.
Gecikmeden haber ver!
Daha içecek şarabımız,
atacağımız çok kahkaha var.
Kapatılması gereken meselelerin listesini
Şimdilik kendime saklıyorum.
Hoşça kal
ya da
gel hoşça!


Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (9)

5.0

100% (9)

Kâğıttan bir gemiden… Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kâğıttan bir gemiden… şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kâğıttan Bir gemiden… şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
AHMET ACAR
AHMET ACAR, @ahmetacar
8.5.2026 23:16:11
5 puan verdi
Emeğinize yüreğinize sağlık
Mahir kaleminizi yürekten kutluyorum.
Tebrikler. Her şey gönlünüzce olsun.
Huzurlu mutlu aydınlık yarınlar diliyorum.
Selamlar dualarımla.
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
8.5.2026 18:28:55
5 puan verdi
Güzel şiir değerli dost kalemden
Okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten, yalansız ve riyasız
Gönlün abat olsun, tüm şiirlerin benzersiz vede mükemmel olsun
Sonsuzluğun sahibine emanet olasın, sağlıcakla kalasın
yön
yön, @yon
8.5.2026 18:03:48
5 puan verdi
Yüreğine kalemine emeğinize ellerinize sağlık.değerli hocam kalemin daim ve kaim olsun nice güzel eserlerde buluşmak dileğiyle esen kalin sayglar Selamlar yolluyorum
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
8.5.2026 15:05:24
5 puan verdi
Şiir değil, iç döküşüyle yaşayan uzun bir hasret mektubu gibi… Özellikle “kâğıttan gemi” metaforu, kırılganlığı ve umudu çok güçlü taşımış. Duyguların yoğunluğu kadar samimiyeti de insanın içine işliyor.

“Bazı sevgiler yaklaşınca değil,
uzakta kaldıkça büyür.
Ve insan en çok, yetişemediği sesi sever…”

Yüreğinize sağlık, derin duygularla örülmüş çok etkileyici bir eserdi. Kaleminiz daim olsun,. Selam ve saygılarımla.
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
8.5.2026 14:27:35
5 puan verdi
Öyle içten, öyle sağanak gibi dökülmüş ki bu satırlar; insanın boğazındaki o düğümü alıp kendi göğsüne yerleştiriyor. Duyguların bu kadar çıplak, korkuların bu kadar dürüstçe itiraf edildiği metinler nadirdir.

Uzak olduğun için mi seviliyorsun, yoksa sevildiğin için mi uzaksın?" ikilemi, aşkın en kadim ve en çözümsüz sızısıdır muhtemelen.
​Bu sitem dolu ama bir o kadar da teslim olmuş

​Doğumdan bu yana biriktirilen korkuların, bir insanın cebinde (ve kalbinde) ne kadar büyük bir yük yapacağını tahmin etmek zor değil.

Özellikle "gözünden düşmek" ve "sensiz kalmak" gibi, insanın varoluşunu bir başkasının varlığına bağladığı o hassas nokta, metnin en vurucu yerlerinden biri.

Kendini bir "mülteci" olarak tanımlaman, aslında o insanın senin için sadece bir sevgili değil, bir vatan olduğunu gösteriyor.

​Sevilen kişiyi "ev" olarak görmek, aidiyetin en yüksek mertebesidir.

Ancak o kapıyı çarpıp çıkmalar, anahtarları kasten kaybetmeler...

Bunlar hep insanın kendi içindeki o kaçma arzusuyla, ait olma zorunluluğu arasındaki savaşın izleri.

Zamanın akreple yelkovanı barıştırmaması ise, bekleyenin dünyasında saatin hep aynı acıda durduğunun çok zarif bir ifadesi olmuş.

​Mektuptaki en sarsıcı benzetmelerden biri bu. Sevginin bir yerden sonra iyileştiren değil de, bünyeyi yavaş yavaş tüketen ama vazgeçilemeyen bir "tatlı ağrıya" dönüşmesi...

Şehrin şatafatı ile gönlün yoksulluğu arasındaki o tezat, mesafelerin sadece kilometrelerle ölçülmediğini, sınıfsal ve ruhsal bir uçurumun da olduğunu hissettiriyor.

​"Ya çek gel Umman’ıma sandalında yoldaşım ol, ya da kapat kapılarını eşiğinde kuruduğum evinin."
​Bu cümle aslında her şeyi özetliyor: Bir belirsizlikten kurtulma çığlığı. İnsan en çok "araf"ta kalmaktan yorulur. Ya tam bir kavuşma ya tam bir kopuş...

​Bu kadar ağır bir heybeyle yola çıkmak zordur; umarım o "ceplerindeki yük" bir gün hafifler ya da o yükü seninle beraber taşıyacak o el, beklediğin haberi bir an önce gönderir.

KUTLARIM KALEMİNİ ŞAİRE kardeşim
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL