0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
57
Okunma
Uçurum Balkon
Bir balkondayım, uçsuz bucaksız manzarası olan,
ama içimde daralan bir boşluk var senden kalan.
Şehir ışıkları yanıyor tek tek,
benim içimde ise her şey sönüyor sessizce.
Aşağı bakıyorum—
düşmek değil korkutan beni,
senin gözlerinden düşmekti asıl
ve ben en derin yerden çoktan parçalandım.
Rüzgâr yüzüme çarpmıyor artık,
içimde kopan fırtınanın yanında hafif kalıyor.
Adını söylemek bile ağır,
çünkü her hecesi biraz daha eksiltiyor beni.
Bu balkon bir manzara değil artık,
bir hesaplaşma yeri—
kendimle, senle,
ve yarım kalan ne varsa onunla.
Hatırlıyor musun?
“Hiç bırakmam” demiştin.
Şimdi bak—
en çok tutan, en çok düşüren oldu beni.
Geceler uzuyor,
ama sensizlik daha uzun.
Ve ben ilk kez anlıyorum,
birini sevmek değilmiş zor olan—
onun yokluğunda hayatta kalmakmış.
Ellerim korkulukta,
ama düşmüyorum…
çünkü insan bir kez gerçekten kırıldı mı,
artık hiçbir yerden düşmez—
zaten en dibindedir.
Zaten en dibindedir…
ve ben o dibin bile altını öğrendim sende.
İnsan ne kadar düşebilir diye sordum kendime,
cevap hep sen oldun.
Bir zamanlar aynı manzaraya bakıp
aynı hayali kurduğumuzu sandım—
oysa sen sadece bakıyormuşsun,
ben içimde bir ömür kurmuşum.
Bu balkon şahit şimdi,
ne kadar sessiz yıkıldığımı.
Bir çığlık vardı içimde,
ama sana ulaşana kadar sustu.
Gözlerim dolmuyor artık,
çünkü ağlamak bile bir umut ister.
Ben umudu da bıraktım bu korkuluklarda,
senin “kalırım” dediğin yerde.
Gece uzadıkça sen çoğalıyorsun içimde,
her düşünce bir yara daha açıyor.
Ve ben ilk kez korkmuyorum acıdan—
çünkü senden sonra hiçbir şey yeni değil.
Şimdi anlıyorum…
bazı insanlar gitmez aslında,
sadece içimizde kalıp
her gün biraz daha eksiltir bizi.
Ve ben hâlâ o balkondayım,
uçsuz bucaksız bir manzaraya karşı—
ama artık hiçbir yere bakmıyorum,
çünkü baktığım her yerde
biraz sen,
biraz da kaybettiğim kendim var.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.