0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
194
Okunma

Selam Olsun Akife ve Asım’ın nesline....
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi…
Bedr’in aslanları ancak bu kadar şanlı idi.
Bir hilâl uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor…
Şimdi aynı gök altında başka bir yangın yatıyor.
Gazze’da toprağa düşmüş çocuklar suskun değil,
Her biri göğe yükselmiş birer şahit, bir delil.
Taşın dili çözülmüş; “Neredesin?” diye sorar,
İnsanlık kendi vicdanında kaybolmuş, onu arar.
Yemen…
Adını söylemek bile bir sızı bırakır içte,
Açlık değil bu, bir çağın çöküşü gizli biçimde.
Bir annenin gözlerinde donmuş zaman ve kader,
Ama hâlâ “Allah büyüktür” diyen bir ses yükselir.
Lübnan...
Lübnan gecesinde gök yarıldı birdenbire,
Ateş yağdı masumların uykusuna sinsice.
Ne çocuk kaldı saklanacak, ne duvar kaldı diri…
Bir millet susturulurken insanlık neredeydi?
İran’ın üstüne çöken bu ağır kuşatma, korku değil;
Her kurşun, imanla karşılanır, geri çekilmez eğilmez bir nesil.
Toprak şehit kokar, gök tekbirle genişler,
Bir millet diz çökmez; ölür ama teslim olmaz, direnir.
Bu çağın efendileri maskeli Firavunlar gibi,
Barış derler dillerinde, elleri kanla kirli.
Bir sofraya oturmuşlar; adı konmuş “medeniyet”,
Ama o sofrada insanlık çoktan kesilmiş, yenmiş.
Ey korkak kalabalıklar!
Ne zamana dek susacaksınız bu yangına?
Bir çocuğun çığlığı bile yetmez mi uyanmanıza?
Yoksa siz de mi alıştınız bu kirli düzenin rahatına?
Unutmayın!
Mazlumun duası, sessiz görünür ama yıkar dağları,
Bir annenin gözyaşı indirir tahtından kralları.
Bir yetimin titreyen sesi,
Bir çağın kaderini değiştirir bir anda.
Kızıldeniz yarılmıştı bir zaman, unutma bunu!
Firavun boğulmuştu kendi kurduğu yolun sonunda.
Bugün de değişmez bu hüküm, değişmez bu kanun:
Hak yürür, batıl çöker, vakit dolunca.
Ey ümmet!
Sen sustukça büyüyor bu karanlık zincir,
Sen eğildikçe yükseliyor zalimin sesi.
Ama bir kalksan…
Bir tek adım atsın yüreğin,
Dünya yeniden yazılır, tarih yeniden başlar!
Gazze sadece bir şehir değil, bir aynadır,
Bakan kendini görür; ya susar ya yanar.
Yemen bir sınavdır, insan kalanın ölçüsüdür,
İran bir direniştir; imanla yazılmış bir duruştur.
Ve Lübnan…
Geceyi delen o bombalar sadece duvar yıkmadı,
İnsanlığın yüzündeki son maskeyi de parçaladı.
Şimdi herkes kendi vicdanıyla baş başa,
Ya insan kalacak… ya da bu çürümüş çağın parçası.
Kalk artık!
Bu çağ senin suskunluğunu kaldırmıyor.
Hakikat, korkak yüreklerde barınmaz.
Ayağa kalkmayanın duası bile eksik kalır,
Çünkü iman sadece söz değil, duruştur!
Bil ki…
Zulüm ne kadar büyürse büyüsün, sonu yakındır,
Mazlum ne kadar yalnız görünse de Rabbi yanındadır.
Bir gün gelir;
Toprak konuşur, gök şahit olur,
Ve hesap başlar!
O gün geldiğinde ne tank kalır ne saray,
Ne unvan kalır ne korku, ne de sahte bir paye.
Sadece bir söz yankılanır yedi kat semada:
“Hak geldi…
Bâtıl yok oldu.”
Erol Kekeç/01.04.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.