0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
alnım toprağa değdiğinde
yalnız eğilmedim
yerçekimi beni içeri çağırdı
kemiklerimden girip adımı söktü
güneş,
ensemde bir mahkeme kurar her gün
ışık dediğin şey
yakılmış bir hükmün sarı kalıntısıdır
ve ben,
her sabah kendi gölgemin suç ortağı olarak uyanırım
zaman;
duvara asılı bir saat gibi değil artık
kafatasımın içinde gezinen bir cellat
her tikte bir siniri keser,
her takta biraz daha kendimi duymamı engeller
terim akmaz;
erir içimdeki maden
damarlarımdan değil,
yanılmış fikirlerimin küllerinden süzülür
dizlerimdeki çamur,
toprağın değil,
düşüşlerimin fosilleşmiş alfabesi
ellerim…
yük taşımıyor artık
yük, ellerimin şeklini aldı
parmaklarımın ucunda
ağırlığın kendi sureti çoğalıyor
aklım kısrak değil,
kaçmayı unutan bir savaş esiri;
her düşünce
bir mermi çekirdeği gibi dönüyor beynimde,
ateşlenmemiş ama hep hazır
içimdeki sessizlik,
postallarla yürüyen bir tugay olmaktan öte
daha eski, daha karanlık,
rütbesiz bir ağırlık gibi çökmüş içime
bir annenin göğsünde
iki ayrı kıyamet saklıdır:
biri sütle yazılmış merhametin beyaz zamanı,
diğeri korkunun kara takvimi
hiç şaşmaz,
hep erken gelir
insan hangi anda çözülür
hangi bakışta kendine sırt çevirir
herkes aklını bir vitrin mankeni gibi sergilerken,
ruhlar arka depolarda çürür
etiketsiz, indirimsiz, unutulmuş
bilgi;
beyaz önlüğünü giymiş bir inkâr biçimi
elleri steril,
vicdanı mikropsuz bir boşluk
hakikat ise
kendi yüzüne bakamayanların aynasında kırık
her parçası başka bir yalanı yansıtır
kalp kırılmadan açılmaz hiçbir kapı
ama kırık dediğin şey
yalnızca içeri girenin değil,
içeride kalanın da kanıdır
ben aklımı yitirmedim...
onu parçalara bölüp
her birine başka bir yük verdim
şimdi her düşünce
kendi ağırlığını sırtlanmış bir mahkûm
ayaklarım toprağa basmıyor
toprak, adımlarımı ezberledi
her izim
geçmişin inkâr ettiği bir itiraftır
gece çöktüğünde
karanlık büyümez,
ışık yorulur sadece
rüyalarım değişir
ama korku hep aynı yüzü takar
çocukluğumdan kalma
yırtık bir maske
alışır insan,
karanlığın o sağır ve koyu ekmeğine;
çünkü açlık,
ışıktan daha ikna edicidir
tüfek kördür
asıl isabet düşüncededir
kurşun geçmez dediğin yer
çoğu zaman kendi yüreğindir
vuracaksan,
derine in...
çünkü yüzeyde açılan yaralar
yalnızca unutulmak için vardır
insan bir anda dağılmaz
önce yerini şaşırır
sonra kendini
geri kalan
sadece ağırlıktır
ve o ağırlıkta
şunu anlarsın:
akıl parçalanmaz
senden çıkar
çünkü insan
yıkılmaz aslında…
sadece
kendi içinde daha derin bir yere gömülür
ve orada...
artık kimseye değil,
yalnızca ağırlığına aittir
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.