0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma
Yalan…
Bir insanın gözlerinin içine baka baka gerçeği öldürmesidir.
Sessizce, utanmadan, kalbinin üstünden geçerek…
Sen bana yalan söylemedin sadece,
Beni o yalanın içinde yaşattın.
İnandım… çünkü kalbim kirli değildi.
Ama sen, temiz bir kalbi kirletmeyi seçtin.
Bir sözünle umut verdin,
Bir yalanınla içimi mezara çevirdin.
Şimdi sor bana…
Gerçek mi daha acı, yoksa senin gibi birinin gerçeği yok sayması mı?
Yalan, sadece dudaktan çıkmaz…
Yalan, bakışta saklanır,
Sarılışta gizlenir,
“Seviyorum” derken bile ihanet eder.
Sen bana yalan söyledin…
Ama en çok da kendine.
Çünkü bir gün herkes susar,
Ama insan kendi vicdanından kaçamaz.
Ve ben artık şunu öğrendim;
Yalan söyleyen kaybetmez sanır…
Ama en büyük kaybı yaşar:
Gerçek bir kalbin duasını…
Ve bilirsin…
Bir yalanın ömrü uzadıkça,
İçindeki insanlık biraz daha ölür.
Sen her seferinde yeni bir yalanla kurtulduğunu sandın,
Ben ise her defasında biraz daha sustum.
Çünkü bazı gerçekler bağırılmaz…
İnsanın içine çöker, sessizce yakar.
Gözlerine baktığımda artık seni görmüyorum,
Sadece ustaca kurulmuş bir hikâyenin
En kirli satırlarını okuyorum.
Sen yalanlarına sığınırken,
Ben doğrularımla yalnız kaldım.
Ama şunu unutma…
Yalnızlık insanı öldürmez,
Yalanla yaşamak öldürür.
Bir gün biri sana gerçekten inandığında,
İşte o gün anlayacaksın beni…
Ama geç olacak.
Çünkü güven bir kere kırıldı mı,
Ne özür toplar parçalarını,
Ne de zaman onarır.
Ve ben…
Artık ne senin sözlerine açım,
Ne de gözlerine inanacak kadar safım.
Çünkü öğrendim;
En ağır yalan,
Seviyormuş gibi yapmaktır…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.