14
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
300
Okunma

o gece öyle bir rüya gördüm ki içimde bir kapı açıldı.
ne kilit vardı
ne anahtar.
yalnız, karanlığın ortasında
bir ses yankılanıyordu
yürü diyordu.
yürüdüm.
dağların gölgesinden geçtim.
ayağımın altında taş,
başımın üstünde uçurum gibi gök.
taşlar susuyordu.
ama sustukları şey,
bin kelimelik bir çığlıktan ağırdı.
göğe baktım.
yıldızlar,
gecenin bağrına çakılmış kandiller gibi
titreşiyordu.
ve içimden sordum
kimdir bu boşluğu çöktürmeyen?
kimdir zerreyi
emrinden taşırmayan?
sonra denize indim.
dalgalar kıyıya vurdukça
sanki görünmeyen bir el
kainatın göğsünü dövüyordu.
bütün umman,
tek bir ismi söyleyememenin
ıstırabıyla köpürüyordu.
bir gül açtı karanlıkta.
ardından bir bülbülün sesi geçti.
işte o an anladım ki...
aşk,
boğazına ateş kaçmış bir kuşun
ölmeden önce sakladığı
kadim bir sırdır.
bir karınca gördüm,
yükü, kendi cüssesinden büyük.
bir kelebek gördüm,
ömrünü bir kıvılcımın alnına yazmış.
ve anladım ki,
bütün mahlukat,
kendi faniliğiyle
ebedi olana işaret ediyor.
sonra eğildim ve içime baktım.
orada bir şehir buldum.
sokaklarında korku geziyor,
evlerinde şüphe oturuyordu.
duvarları vehim,
kapıları yalnızlıktı.
o anda kalbim, içimde doğrulup dedi ki,
ey yolcu,
dışarıda aradığın
kendi içinde saklıdır.
işte ben o an kendi içimde yıkıldım.
çünkü dağlar o’nu söylüyor,
denizler o’nu çağırıyor,
yıldızlar o’nun emriyle dönüyordu.
ama ben,
bir nefeslik ömrümle
kendi nefsimin duvarına
çarpıp duruyordum.
başımı eğdim.
kalbim secdeye kapandı.
dedim ki, ey gizli hakikat,
bütün alem seni anlatırken
ben nasıl inkar ederim?
ben de geldim.
bir avuç toprakla, bir damla akılla,
bir titrek kalple
kapına geldim.
ve anladım ki,
hakikat gökte aranmaz,
dağda bulunmaz,
denizde tutulmaz.
hakikat,
insanın
kendi kalbine düştüğü an
başlar.
*
Mehmet Demir
16324
5.0
100% (18)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.