5
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma

birden sustu her şey.
sesler çekildi dünyadan,
rüzgar bile içine kapandı.
adam döndü durdu kendi etrafında,
bir sağa baktı,
bir sola,
sonra sustu.
sanki bildiği bir şey vardı da
diline varmıyordu.
niye? dedi önce.
tek kelimeydi, ama ardında
bin soru vardı.
döndü yine dört bir yana, sonra eğildi içine.
kendi kendine sormaya başladı
yaralı, yorgun, cevapsız sorular.
hem soruyor,
hem cevaplıyordu kendini.
çünkü insan en ağır hesabı
kendi içinde görür.
kalemin rengi neden kara? dedi.
durdu.
bilmem… dedi,
belki de bilmek istemem.
o anda fark ettim;
soruların da rengi değişiyordu.
her şey ağır ağır kararıyordu.
düşünceler, yüzler, hatıralar…
insan en çok da
güvendiği şeyler karardığında yoruluyordu.
niye bu kadar çok sevdi karayı?
diye sordu sonra.
gülümsedi.
ama o gülüşte
bir ömürlük kırgınlık vardı.
aslı da belliydi, nesli de… dedi.
sonra sustu.
belki de mesele buydu,
insan, kökünü unutmayanı severdi.
rengi değişmeyeni.
duruşu bozulmayanı.
yüzü başka, içi başka olmayanı.
gözlerime uzun uzun baktı.
öyle bir baktı ki
sanki bana değil,
içimde sakladığım bütün insanlara bakıyordu.
sonra yeniden çevirdi başını dünyaya.
niye kara? dedi tekrar.
bak azizim,
bunu anlatmak kolay değil.
dost kim, düşman kim belli değil artık.
yüzler başka, niyetler başka.
her an renk değiştirenler var.
kendi yamalı gerçeğinden utanıp
başkasının elbisesiyle gezenler var.
küçücük menfaatlere eğilen,
ufacık çıkarlar uğruna
insanlığını eksiltenler var…
durdu.
var da var işte, dedi.
sen düşün gerisini…
ve sustu.
o günden sonra düşünmeye başladım.
düşündüm de
çözemedim hiçbirini.
çünkü karanlık çöktükten sonra
renkler birbirine karışıyordu.
kim hakikatti,
kim suretti,
kim gerçekten insandı
ayıramıyordum artık.
bir tek şunu anladım ki,
sen, ne olursa olsun olduğun gibi kal.
sakın vazgeçme kendinden.
karanlığın içinde
renk arama artık.
çünkü renkler
her yerde oynuyor birbirine.
bir görünüp bir kayboluyor,
bugün başka, yarın bir başka.
belki de ondandır
kalemin o karasına sığınışım.
ondandır karaya düşkünlüğüm.
çünkü bildiğim en dürüst renk odur.
gösterişi yok.
süsü yok.
dışı ne olursa olsun
içi hep aynıdır onun.
işte insan da
biraz öyle olmalı.
ama yine de bilemiyorum…
kim hangi renkte,
kim hangi yüzle yaşıyor
seçemiyorum artık.
tek bildiğim gerçek şu,
kalem yazsa da karadır,
çizse de karadır.
ne yaparsa yapsın
özünden vazgeçmez.
bu hayat bana en çok bunu öğretti.
dedi…
ve sustu.
Mehmet Demir
26320
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.