3
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
182
Okunma
Gümüş bir kılıç gibi ışıldıyor gün,
Zamanı dilimleyip aşıyor dağlar.
Aramıza düşen tepeleme bulutlar,
Güneşi sancağından ediyor.
Dilin kesmediğini söz kesmiyor,
Bilirsin çoğu yalanların elçisidir.
Sıcak mevsimleri getirdiklerini söyleyenler,
Buzulları yuvarlarlar ardından.
Ne kârları ne de zararları vardır,
Kendi çukuruna alışmışlardır.
Belki de kuyu zannederler,
Dönüp durdukları çıkmazları.
Bir gül gibi açabilecekken insan insana,
Sakınırlar dünyadan muhabbetten doğan çocukları;
Boynu vurulur aşkın, haram olmazsa...
İnsan içine açan goncadır,
Kat kat sarınır sırlara.
Bekçisidir beşiğinin,
Salınır durur ağrısının başında.
Affetmek zor gelir kusurları,
Altında durup gökyüzünün...
Alın çatısını karışlar kader;
Gümüş bir kılıç, açılan dil nihayet.
Vaha Sahra
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.