2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
151
Okunma
Ey aşk bizi bağışla;
Demiri büken örs, kapıyı tutan kilit,
Geçilemeyen eşik.
Varılamayan bir arpa boyu yol,
Yaşanmamış masal
Ey bulutlar ülkesi...
Bir yanda ölüm, bir yanda yaşam;
Ehli olmayana emanet kalplerimiz.
Çatlamayı bekleyen tohuma yağmur olmadık,
Sabrı çatlatan bekleyişe esir,
Bekleyen kabuğu yaradan bildik;
Yarayız, bıçağız…
Acıyı mutluluğa serptik,
Ufku çekti gözlerimiz.
Yanmamak için yandık,
Kül perde oldu kora.
Acıydı bizi yakınlaştıracak;
Yaramızdan kanayıp, merhemi arayacaktık.
Sahte ışık ısıtır mı bizi?
Sığ kıyılarda güneş ararken,
Dağların mahrem köşesine çekildik.
Yâr; sesimizin yankısı ile yüzleştiğimiz vatan.
Toprağına adımızı değil, eksikliğimizi yazdık.
Mutluluk oyunu oynamaktan yorulmadık.
Mesafelerin serinliği sahte baharlara benzemez;
Üşümeler gerçek.
Uzaklık; aradaki yollar değil,
Aynı acıda buluşmaya cesaret edememek.
Kapıya bir mühür daha vurup;
Kilidin içerden kırılması pas tutmuş bir yalnızlıkla…
Vaha Sahra
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.