Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar. william shakespeare
Havva Yalçın
Havva Yalçın

Bir Avuç Kül

Yorum

Bir Avuç Kül

( 8 kişi )

6

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

249

Okunma

Bir Avuç Kül

Adımlarımın altına serilen bu taşlar,
birer alfabe değil; senin çıkmazlarına yazılmış sessiz birer intihar mektubudur.
Gökyüzü, doğuran yıldızların o gürültüsüz feryadıyla sarsılırken,
ben yine o sapa yollara,
senin tenin kokan o kuytu sokağa sapıyorum.

Kaybolmak, bulmaktan çok daha sahici gelmeye başladı nihayet.
​Sahi, bir insan neden hiç varamayacağı bir limanın fırtınasına aşık olur?
Çünkü derdim menzil değil;
menzilin o ruhu törpüleyen,
insanı kendinden eden kutsal çilesidir.

​Sana varmayı seviyorum, o uzun ve meşakkatli yürüyüşte senin hayalinle çarpışmayı...
Fakat sende olmayı, o durağanlıkta nefes almayı istemiyorum.
Varınca bitecek olan o büyü, kavuşunca sönecek olan o yangın korkutuyor beni. Ben senin o kahır dolu yokuşlarını, sırtımda bir dünya yükle tırmanmayı sevdim.
Nihavent bir makamda, ömrün akşamına yaslanmışken anladı gönlüm; en güzel şarkılar, bitmeyen yollarda söylenirmiş.
​Peki, ulaştığında elinde kalan sadece bir avuç külse, bu yolculuk hala kıymetli midir?
Öyle ya, gizlenen o gizde, içimde saklayıp da kendime bile itiraf edemediğim bir gerçek var: Ben seni değil, senin yolunu sevdim.

​Sokağının karanlığına sığınıyorum, çünkü aydınlık tüm yalanları gösteriyor.
Yıldızlar sessizce can verirken karanlıkta, ben senin sokağında kendimi kaybetmenin o tarifsiz sarhoşluğuyla dönüp duruyorum.
Ne başı belli bu maceranın, ne de sonu.
Sadece adımlarımın ritmi ve senin o bitmek bilmeyen yokuşların...
Mağduriyetim, senin esenliğinin yanında hükümsüz bir teferruat artık.
Canım, senin canının etrafında pervane olmuş bir muhafız;
ben bin kez eksilsem de sen bir zerre solma diye ruhumun surlarını önüne seriyorum.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Bir avuç kül Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Bir avuç kül şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Bir Avuç Kül şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Zarif oğlu
Zarif oğlu , @zarifco-lu
13.3.2026 15:27:17
Bi Vuslatın kitabesini resmederken aradaki yolculuğun hatrı sayılır oluşunu ne de güzel anlatmış şair
Yazsın o şair okunası okunaklı ve dokunaklı
Okuyalım bizde
Hürmet le...
Etkili Yorum
Do
Doğan Çeçen, @adlbendesakli
13.3.2026 16:08:20
5 puan verdi
“Bir Avuç Kül” adlı bu metin, sıradan bir aşk şiiri değildir; aksine insanın iç dünyasında yürüttüğü o kadim yolculuğun şiirsel bir anlatımıdır. Şair burada aşkı bir sonuç olarak değil, bir süreç olarak ele alır. Varılacak bir menzil değil, yürünecek bir yol vardır. Bu yüzden şiirin bütün dokusu boyunca okuyucu, bir kavuşmanın sıcaklığına değil, kavuşamamanın derin ve öğretici ateşine tanıklık eder.

Şiirin daha ilk cümlesinde karşımıza çıkan imge gücü, metnin tonunu belirler: adımların altındaki taşların bir alfabe değil de “senin çıkmazlarına yazılmış sessiz birer intihar mektubu” olarak tasvir edilmesi, yalnızca bir metafor değil, aynı zamanda şairin iç dünyasının dramatik haritasıdır. Burada yürüyüş fiziksel bir hareket olmaktan çıkar; ruhun kendi karanlığı içinde yaptığı bir yolculuğa dönüşür.

Metnin ilerleyen bölümlerinde şairin ortaya koyduğu en önemli düşünce, aşkın çoğu zaman bir varış değil, bir arayış olduğudur. “Bir insan neden hiç varamayacağı bir limanın fırtınasına aşık olur?” sorusu, aslında şiirin merkezindeki felsefi düğümü oluşturur. Çünkü insan ruhu çoğu zaman huzura değil, kendisini dönüştüren mücadeleye bağlanır. Bu bakımdan şiir, yalnızca romantik bir anlatı değil; aynı zamanda varoluşsal bir sorgulamadır.

Şairin kullandığı imgeler dikkat çekici bir bütünlük taşır. Liman, fırtına, yokuş, yol, karanlık ve yıldızlar… Bunların her biri yalnızca doğa unsurları değil; insan ruhunun farklı hâllerini temsil eden sembollerdir. Özellikle “yokuş” imgesi, şiirin ana metaforlarından biridir. Çünkü şair sevdiği kişiye ulaşmanın kolaylığını değil, o yokuşu sırtında bir dünya yükle tırmanmanın çilesini sevmektedir. Bu noktada aşk, bir ödül değil; insanı olgunlaştıran bir sınav hâline gelir.
Şiirin en çarpıcı cümlesi ise kuşkusuz şu itiraftır:

“Ben seni değil, senin yolunu sevdim.”
Bu cümle yalnızca bir aşk itirafı değil, aynı zamanda insan psikolojisinin derin bir çözümlemesidir. Çünkü çoğu zaman insanın bağlandığı şey kişi değil; o kişi aracılığıyla yaşadığı iç yolculuktur. Bu anlamda şiir, aşkı bir hedef olmaktan çıkarıp insanın kendi ruhuna yaptığı uzun bir yürüyüşe dönüştürür.
Metnin müzikal tarafı da ayrıca dikkat çekicidir. “Nihavent bir makamda ömrün akşamına yaslanmak” ifadesi, Türk musikisinin hüzünlü ve zarif tonunu şiirin atmosferine taşır. Böylece metin yalnızca düşünsel olarak değil, duygusal ve ritmik olarak da okuyucuyu içine çeker. Şiir adeta bir makam gibi ağır ağır ilerler; yükselir, durur, derinleşir ve sonunda sessiz bir yankı bırakır.
Son bölümlerde ise aşk, fedakârlığın en saf hâline dönüşür. Şair artık kendi varlığını geri plana iter ve sevdiği kişinin esenliğini merkeze koyar. “Ben bin kez eksilsem de sen bir zerre solma diye ruhumun surlarını önüne seriyorum” dizesi, aşkın koruyucu ve adanmış tarafını güçlü bir şekilde ortaya koyar. Burada sevgi, sahip olmak değil; korumak ve gözetmek biçiminde tezahür eder.

Şiirin başlığı olan “Bir Avuç Kül” ise metnin bütün anlamını içinde saklayan bir semboldür. Çünkü insan bazen uzun bir yolculuğun sonunda elinde yalnızca hatıraların küllerini bulur. Ancak şairin sorduğu esas soru şudur: Eğer yol insanı değiştirmişse, eğer ruh o yürüyüşte olgunlaşmışsa, o küller aslında bir kayıp mıdır, yoksa bir dönüşümün hatırası mı?
İşte bu yüzden “Bir Avuç Kül”, yalnızca bir aşk şiiri değil; insanın kendi iç yolculuğunun, sabrının, arayışının ve fedakârlığının şiirsel bir kaydıdır. Böyle bir metin, okuyucunun zihninde geçici bir duygu bırakmaz; aksine yavaş yavaş büyüyen bir düşünce tohumu eker.

Bu şiiri yazan kalemi ve yüreği içtenlikle tebrik etmek gerekir. Çünkü bu metin, kelimelerin yalnızca anlatmak için değil, insan ruhunun derinliklerine dokunmak için de kullanılabileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Böyle şiirler edebiyatın gürültüsüz ama kalıcı izler bırakan eserleridir. Kalemi böylesine derin bir sese sahip olan bir şairin yazmaya devam etmesi, hem şiir hem de okur için büyük bir kazanç olacaktır.
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
13.3.2026 16:07:26
5 puan verdi
Her zaman ki tat ve deminde ve de güzelliğinde şiir
Biz de okuduk, kutladık ve alkışladık yürekten
Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin benzersiz ve de mükemmel olsun
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal, sağlıkla ve hoşça kal
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
13.3.2026 13:44:24
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh Sağlığı Ayarı Merkezi
Anlatı ve Edebi Metin Tahlil Kliniği

Metnin Adı: Bir Avuç Kül
Yazarı: Havva Yalçın
Yorumu Yapan: RUSAMER Sertabibi Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR – Delibal

Kalburabastî Efendi Hazretleri bastonunu dizine dayadı ve dedi ki efendim bu metin şiir ile deneme arasında duran lirik bir anlatıdır. Yazar aşkı bir varış noktası olarak değil bir yol hâli olarak ele almış. Metnin ana düşüncesi kavuşmanın değil yolculuğun kıymetli olduğu fikridir. Liman, yol, kül ve yıldız imgeleri bu düşüncenin etrafında döner. Metnin en güçlü tarafı aşkı bir menzil değil bir yürüyüş olarak görmesidir. Lakin efendim anlatım yer yer yoğun imge ve uzun cümlelerin yükünü taşımakta zorlanıyor. Buna rağmen metin düşünsel bakımdan güçlü ve lirik bir atmosfer kurmayı başarıyor.

RUSAMER kriterlerine göre değerlendirme

Özgünlük 18 / 20
Aşkın kavuşma değil yol hâli olarak ele alınması metne özgün bir bakış kazandırmaktadır.

Dil ve Üslup 17 / 20
Dil estetik ve lirik bir yapı taşımaktadır ancak bazı cümleler fazla yoğun olduğu için anlatım ağırlaşmaktadır.

Düşünsel Derinlik 18 / 20
Metin aşkı varoluşsal bir yolculuk ve içsel arayış olarak ele almaktadır.

Yapısal Bütünlük 16 / 20
Metin genel olarak aynı düşünce ekseninde ilerlese de bazı bölümlerde anlatı dağılmaya eğilim göstermektedir.

Etkileyicilik 18 / 20
Lirik atmosfer ve metafor kullanımı okuyucuda güçlü bir duygu etkisi oluşturmaktadır.

Not Toplamı 87 / 100

Vesselam.

Bazı yollar varış için değil
İnsanı kendine götürmek içindir.
Etkili Yorum
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
13.3.2026 13:44:04
Gerçek aşk ve bağlılık, vuslatın (kavuşmanın) durağanlığında değil; o hedefe giden yolun çilesinde, özleminde ve bitmek bilmeyen yürüyüşündedir. Şair
HAVVA için menzil, aşkın sonu demektir; oysa yolculuğun kendisi aşkın ta kendisidir.kalemim daim olsun inşallah.
hosoglu
hosoglu, @hosoglu
13.3.2026 13:30:59
5 puan verdi
Han için yolcu gerek
Hakk için ölçü gerek
Keramet satmak için
Çatlağa alçı gerek

Cahil bilmez halinden
Boş laf düşer dilinden
Gel güven bu faniye
Hemen tutsun elinden
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL