5
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
62
Okunma
ANNEM
Sabahında, senin olmadığın
Bir gece yaşadım.
Şimdi seni satırlara nasıl dökerim bilmiyorum,
Geçmeyen bir acı bu…
Hiç böyle bir acı yaşamadım ben
Hâlâ içimde yaşayan bir sen var annem.
Gözlerini yummuşsun,
yorgun, derin bir uykudasın…
Uyan annem, dedim,
Vakit daha erken,
Yatsı gelmedi ki daha.
Başucuna gurbetteki abimin gömleğini koydum.
Kokla annem, kokla bak oğlunun kokusu…
Bu gece onun kokusuyla uyu.
Ben de sandalyeye kıvrıldım baş ucunda.
Az zaman geçti, uyuyakalmışım.
Birden…
Kulaklarımda o ses:
Odaya dolan doktorlar,
Hemşire kolumdan tutup beni dışarı çıkardı
Kapının önünde dizlerimin bağı çözüldü. Yere çöktüm, o an ayakta duracak halim yoktu...
Elime telefonu aldım,
Sadece Çabuk gelin…
annem gidiyor diyebildim…
Kapattım.
Az bekledikten sonra içeri girdim.
Kapının eşiğinde şehadet getirdim.
O an sustu cihazlar.
Ve sen,
Sen derin bir uykuya daldın.
Melek olup gökyüzüne uçtun annem.
Abim geldi…
Sadece yetişemedin abi…diyebildim.
Koluma girdi,
Hastane koridorundan çıkardı beni.
Yetim kaldık abi diye bağırırken
O sarıldı bana,
Bacım… dedi,
Beni ayakta tutmaya çalıştı.
Ama
Onu tutacak kimse yoktu. Beni eve bırakıp tekrar hastaneye gitti annemi getirecekti
Eve geldim.
Avluya girdim ama içeri giremedim.
Babam uyuyordu.
Kapı sesiyle uyanır diye sesimi yuttum.
İçimde çığlıklar kopuyordu.
Sabah ezanı okundu.
Babam beni avluda gördü.
Anneni bırakıp niye geldin kızım? dedi.
Annem melek olmuştu baba…
Bunu nasıl söylerdim sana?
Avazım çıktığı kadar haykırdım:
Getiremedim baba…
Annem melek oldu… gökyüzüne kanatlanıp uçtu...
Babam Kızım… dedi sadece.
Gözlerinden ilk kez yaş aktığını gördüm Babamın...
Yağmur ince ince yağıyordu.
Sanki gökyüzü de benimle ağlıyordu.
Ev doldu taştı,
Avlu, sokak,seni sevenlerle doldu.
Ev o kadar kalabalıktı ki
Bir sen eksiktin annem.
Bak misafirin var sen yoksun annem
öğlen namazında götüreceklermiş seni…
Gitme annem.
Bugün salı…
Hani pazara gidecektik?
Söz, bu defa bebek al diye tutturmayacağım.
Oyuncak da istemem.
Yeter ki gitme.
Ben bugün
anne diye
En çok ağladığım günü yaşadım.
Sen benim elimi hiç bırakmazdın,
Kaybolurum diye.
Bugün
Ben senin gitmeni istemiyorum.
Aylarca beni evime götür dedin.
Yeni evin burası mı anne?
Burada çiçek yok…
Sen çiçekleri çok seversin
Sabah uyanır uyanmaz sular,
Onlarla konuşurdun.
Şimdi yağmur
Senin toprağını suluyor.
Hangisi yağmur,
Hangisi benim gözyaşım ayırt edemiyorum.
İnsan canı yanınca ağlarmış.
Benim canım yanmadı annem…
İçime kor ateşler gibi yanıyor yüreğim
Ateş içime düştü.
Toprak senin evin oldu.
Ne olur,
Ben de yanında kalayım.
Söz,
Bir daha hiçbir şey istemeyeceğim.
Ama bırakmıyorlar beni…
Ellerini toprağın altına bırakıp
Nasıl gideyim?
Başımın eşarbını çıkarıp
Başucuna bağladım.
Ya kaybedersem seni,
Bulamazsam diye.
Hazır değildim.
Seni kaybetmeye .
Ben hâlâ çocuktum annem.
Topraga emanet ettiğim en degerlimsin annem
Eve döndük.
Her şey yerli yerindeydi.
Ama sen yoktun.
Evin her köşesinde senin ellerinin izi var
Ev aynı evdi… Ama eksikti.
Ben çok üşüyorum sensiz bu evde şimdi kime sarılayım koskoca bir boşluk var
Her yer senin elinin değdiği gibi kaldı
O gün anladım:
Anne gidince
Her şey yarım kalır.
Ama en çok
İnsan annesiz kalırmış.
Ben şimdi kimin elini tutacağım anne diye
Eskiden "geçecek" derdin her sızı için,
Bu sızı geçmedi anne, yerleşti derine.
İçimde kocaman bir boşluk var.
Hiç kapanmıyor.
Sen gittin…
Ben annesiz kaldım.
Adını içimden her geçirdiğimde
Fotoğrafına her baktığımda
Orada, hatıramdasın.
Ellerimi açıyorum şimdi.
Sana dua gönderiyorum.
Duyuyor musun anne?
Cennet bahçeli evinde,
Çiçek kokularının arasında,
Nurlar içinde uyu…
Melek annem.
5.0
100% (5)