0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
112
Okunma
Yıkılası yaban eller, kör olası mesafeler…
Bir insanın sevdiğine bu kadar uzak düşmesi kader mi, yoksa ceza mı?
Yıkılası yaban eller aldı seni benden…
Adını bilmediğim şehirler, yüzünü görmediğim sokaklar, sesini duymadığım geceler var şimdi hayatımda.
Kör olası mesafeler…
Aramızda sadece kilometreler yok;
suskunluklar var, yarım kalan cümleler var, içimde çürüyen özlemler var.
Ben seni özlerken dünya dönmeye devam ediyor.
Ama benim içimde zaman, seni bıraktığın yerde duruyor.
Bir sarılışın mesafesi kadar uzağım hayata.
Yıkılsın o yollar…
Çünkü her yol seni benden biraz daha çalıyor.
Her sabah gözümü açtığımda, eksik bir yanıma uyanıyorum.
Kör olsun bu mesafeler…
Görmesin gözüm senden başka bir şeyi.
Duymasın kulağım senden başka bir sesi.
Ben bu ayrılığın içinde yavaş yavaş eksiliyorum.
Ne bir isyanım var artık,
ne de gücüm…
Sadece içimde büyüyen bir sızı:
“Keşke” demek kadar ağır,
“Dön” diyememek kadar acı.
Ve ben…
Her gece seni biraz daha içime gömüyorum.
Ama ne kadar gömsem de,
özlemin toprağı kabul etmiyor.
Toprak seni saklamıyor içimden,
çünkü sen ölmedin…
Sadece uzağa düştün.
Ama bilirsin, bazen uzaklık
ölümden daha ağırdır insana.
Geceleri adını fısıldıyorum karanlığa,
sesim duvara çarpıp geri dönüyor.
Sen gelmiyorsun…
Ama acın, her gece yatağımın bir köşesinde sabaha kadar oturuyor.
Yıkılası yaban eller…
Bir yabancı gibi mi tutuyor şimdi ellerini?
Ben hâlâ aynı yerdeyim oysa.
Aynı kalp,
aynı yara,
aynı bekleyiş…
Kör olası mesafeler…
Bir sarılışın yerini hiçbir şey doldurmuyor.
Ne söz,
ne sabır,
ne zaman…
Ben senden vazgeçmedim.
Sadece susmayı öğrendim.
Çünkü insan en çok,
“Gel” deme hakkını kaybettiğinde yoruluyor.
Şimdi içimde sessiz bir yıkım var.
Kimse duymuyor.
Kimse görmüyor.
Ama ben her gün
biraz daha eksiliyorum senden.
Ve bil ki…
Bir gün bu mesafeler kapanır mı bilmiyorum,
ama içimde açılan boşluk
hiçbir zaman dolmayacak gibi.
Çünkü bazı ayrılıklar
gitmekle başlamaz…
Uzaklaşmakla başlar.
Ve ben,
sen uzaklaştığın gün
yıkıldım.
Şimdi anlıyorum…
Bazı yollar kavuşmaya değil,
yavaş yavaş kaybetmeye çıkıyormuş.
Yıkılası yaban eller seni benden almadı belki,
ama beni benden aldı.
Kör olası mesafeler gözümü kör etmedi,
kalbimi susturdu.
Artık bağırmıyorum.
İsyan etmiyorum.
Sadece içimde, adı konmamış bir vedayı taşıyorum.
Sen orada bir hayatın içindesin,
ben burada yarım bir cümlenin içinde kaldım.
Ne tamamen bittik,
ne de devam edebildik.
İnsan en çok
“Belki” kelimesinde tükeniyormuş.
Şimdi son bir şey söyleyeceğim içimden,
sesim sana ulaşmasa da:
Yıkılmadı yollar…
Kör olmadı mesafeler…
Ama ben,
seninle arama giren o görünmez uzaklıkta
sessizce dağıldım.
Ve bazı aşklar…
Kavuşamayınca değil,
susarak bitti.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.