0
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
125
Okunma
Seni sevmek
bir tercih değildi bende,
kaderin el yazısıydı.
Silmek istedim,
parmak uçlarım kanadı.
Gidişin
yüksek sesli değildi,
ama içimde büyük bir çöküş bıraktı.
Bir şehir yıkılır da
kimse fark etmez ya,
öyle oldum.
Şimdi adını anmıyorum
ama kalbim hâlâ sana göre atıyor.
Sanki içimdeki saat
senin zamanında kalmış.
Beni senden vazgeçirmeye
kimsenin gücü yetmedi.
Çünkü ben seni
aklımla değil, yazgımla sevdim.
Yaralıyım, evet…
ama hâlâ seninim.
Ve bu yara
kabuk bağlamıyor.
Her gece biraz daha açılıyor,
her sabah seni anarak kanıyor.
İnsan unutmak için
uzaklaşır derler.
Oysa ben nereye gitsem
sen benden önce varıyorsun.
Bir şarkının içinde,
bir sokak lambasının altında,
bir çocuğun gülüşünde…
ansızın karşıma çıkıyorsun.
Ben seni hayatımdan çıkaramadım,
çünkü sen
hayatımın tam ortasına kurulmuşsun.
Ne seni suçlayabildim
ne de kendimi affedebildim.
Aşk bazen iki kişilik değildir,
bazen biri gider
diğeri ömür boyu taşır.
Ben taşıyorum.
Omuzlarımda adın,
avucumda hatıran,
gözlerimde yarım kalmış cümlelerin…
Ve hâlâ
bir gün dönersin diye değil,
bir gün içim susar diye bekliyorum.
Ama içim susmuyor.
Çünkü ben seni
geçici bir hevesle değil,
ömürlük bir inançla sevdim.
Yaralıyım, evet…
ama yarayı açan sensin diye
onu da seviyorum.
Belki iyileşmeyeceğim,
belki unutmayacağım,
belki bir daha kimseye
bu kadar yanmayacağım…
Ama şunu bil:
Kalbimdeki en derin yer
hâlâ senin adını taşıyor.
Ve ben…
kanasa da, yorulsa da,
kırılmış ama vazgeçmemiş bir kalple
hâlâ seninim.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.