2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
82
Okunma
Senden sonra hiçbir şey
bir daha aynı olmadı.
Eksildi sokaklardaki oyunlar,
Bahçelerdeki çiçekler; portakal, mandalina ağaçları…
Konu komşu kapısına sürgüyü çekip unuttu komşuluğu.
Kaplumbağalar eşiğine dahi basmadı.
Gidenler dönmedi.
Yeni kimse gelmedi.
Gök delirdi; bulut güneş ışıdı, güneş yağmur ağladı.
Mevsimler birbirinin evinde
ömürlük yatıya kaldı.
Dağlardaki kurtlar şehre indi.
Şehirdeki çiçekler dağlara çekildi.
Herkes penceresine kendi bayrağını astı.
Caddeler, insanları birbirinden ayıran telsiz sınırlara döndü.
Adamlar kadınlar kapılarında nöbete yattı.
Mahallemiz ev ev bölündü; evimiz göz göz!
Senden sonra içim kuş çığlığı.
Kırılmış tırnak.
Islanmış saç.
Ütü yanığı içim.
Gelen geçen eğilip baktı.
Gelen geçen yüzüme güldü.
Gelene geçene ağladım.
Senden sonra içimdeki canavarla kavgalara tutuştum.
Her defasında can-ı gönülden mağlup oldum.
Sana verdiğim tüm sözleri bir bir çiğnedim.
Zaman geçti dediler, inanmadım.
Dünya durdu dediler, inanmadım.
Ölüm geldi dediler, inanmadım.
Senden sonra bir daha hiç kimseye kanmadım.
Sakladığım otobüs, sinema biletlerini yaktım.
Hiçbir yolculuğa çıkmadım.
Hiçbir oyuna seyirci kalmadım.
Ben hiç oynamadım!
Es kaza bir saklambaca düşsem, kendini sobeleyen o beceriksiz çocuk oldum.
Kirpiklerimin taşıyamayacağı hiçbir sevdaya düşmedim.
Kimseye meyil vermedim.
Muhtemel hiçbir sevdanın peşine düşmedim.
Bedenimi birkaç otomobilin altına attım senden sonra.
Birkaç intihar biriktirdim yüreğimde.
Bazı kadınları saçlarından sürüdüm,
Birkaç adamı katkettim.
Faili gizlemeye gerek bile duymadım.
Gazetelere manşet,
Ajanslara konu oldum.
Yaş alıp yaşlandıkça,
seneleri bırakıp ardımda,
geçmişe adımladım.
Senden sonra istanbula bir daha ayak basmadım.
Kitapçılara, sahaflara uğramadım.
Yazdıklarımı bir daha kimseye okutmadım.
Okuduklarımı anlatmadım.
Kedileri sevmedim eskisi gibi.
Türkü dinlemedim.
Sigarayı bırakmaktan vazgeçtim.
Başıma gelen her şey için kendime yüklendim senden sonra.
Kalbimi dövdüm, gönlümü çok yordum.
Gözümün yaşına bile bakmadım.
Bunu hak ettim dedim,
“bunu hak ettim!”
Kime ne söylesem, anlaşılmadım.
Hak ettiğim sensizlik değildi,
kimseye anlatamadım.
Bu kadar sevmek,
bu kadar adanmak,
yer etmek,
yer vermek… doğru değildi.
Bunu ancak senden sonra anladım.
Dallarımı budamayı,
bir başkasından önce kendime inanmayı,
İçimi görmeyi, içime eğilmeyi,
yüreğimi, kimseyi sevemeyeceğim kadar sevmeyi...
Gerektiğinde çekip gidebilmeyi.
İstenmediğim yere kendimi hapsetmemeyi.
Gururuyken kendimin,
bir başkasının kendisine duyduğu saygısızlığı olmamayı.
Yüreğimi hak etmeyene evim dememeyi…
Ve daha neleri, daha neleri…
Senden sonra gönlümün şehrini yağmurlarla yıkadım.
Güneşi saçlarımla kapadım.
Güzel olan hiçbir şeyi sevmemeye söz verdim.
İçimi göreceği kadar kimseye açmadım.
Bekçiler, gardiyanlar, ejderhalar diktim kapılarıma.
Surlar çektim, duvarlar kaldırdım.
Kapı kilit eve hapsoldum senden sonra, evime...
Senden sonra hiçbir şey bir daha aynı olmadı.
Eksildi sokaklardaki oyunlar,
Bahçelerdeki çiçekler; portakal, mandalina ağaçları…
Konu komşu kapısına sürgüyü çekip unuttu komşuluğu.
Kaplumbağalar eşiğine bile basmadı.
Gidenler dönmedi.
Yeni kimse gelmedi.
Gök delirdi; bulut güneş ışıdı, güneş yağmur ağladı.
Mevsimler birbirinin evinde ömürlük yatıya kaldı.
Dağlardaki kurtlar şehre indi.
Şehirdeki çiçekler dağlara çekildi.
Herkes penceresine kendi bayrağını astı.
Caddeler, insanları birbirinden ayıran telsiz sınırlara döndü.
Adamlar kadınlar kapılarında nöbete yattı.
Mahallemiz ev ev bölündü; evimiz göz göz!
5.0
100% (4)