0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
70
Okunma
Yakma şu canımı…
Zaten içimde günlerdir sönmeyen bir yangın var.
Sen fark etmiyorsun belki ama her susuşun bir kıvılcım,
her uzak bakışın alev oluyor gecelerime.
Dokunma kalbime…
Çünkü orası artık taş değil, yara.
Bir kez daha incinirse dağılacak içimdeki son umutlar,
ve ben kendimi toplayacak bir sabah bulamayacağım.
Ağlatma…
Gözyaşım sana zayıflık değil,
senin yüzünden büyüyen bir yalnızlığın kanıtı.
Ben senin yanında bile sensiz kalmayı öğrendim,
en ağır acı da buymuş meğer:
Varken yok sayılmak.
Şunu bil…
İnsan sevdiğinden kaçmaz ama
sevilmediğini hissettiği yerde her gün biraz ölür.
Ve ben artık ölmek değil,
sadece incitilmeden yaşayabileceğim bir kalp istiyorum…
ya seninle gerçekten,
ya da sensiz tamamen.
Ama sen hâlâ bilmiyorsun…
Bir insan en çok sevdiğinin elinde yorulur.
Yabancı kırsa toparlanırsın,
sevdiğin kırınca kendine bile sarılamazsın.
Ben artık kavga etmiyorum, farkında mısın?
Çünkü sesimin yükselmediği yerde umut bitmiştir.
İçimde sana anlatamadığım cümleler var,
boğazıma düğüm, kalbime yük oldu.
Her sustuğumda biraz daha senden vazgeçiyorum aslında.
Geceleri uyumuyorum…
Uyursam rüyamda iyi oluyorsun,
uyanıyorum — gerçek daha acı.
İnsan hayalinde mutlu olup gerçeğinde ağlarsa,
en büyük yalnızlığı yaşamış demektir.
Ve bir gün…
Ben yine konuşmam, yine bağırmam, yine sitem etmem.
Sadece içimdeki kapıyı sessizce kapatırım.
O gün anlarsın;
giden ayaklar değilmiş,
giden kalpmiş.
İşte o zaman
yakmayacaksın canımı…
çünkü bende yanacak hiçbir şey kalmayacak.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.