3
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma

Can yoldaşı olması gerekenler neredeler
İnsan insanın has kardeşi değil mi?
Hataları neden hep karşıya yüklerler
Kusursuz kul olmaz ki işte bu gerçek
Bizler gitti, benler kasıp kavurdu yine
İnsanoğlu şeytana pabucu ters giydirdi.
Asla geri adım atmayandan dur uzak
Onun egosu en başta kendine tuzak
Nasıl olur böylesinde bir yüreğe dokunmak
Meğerse güneşi gölgelemesin yeterli
Yolumuza taş konmasın değil mi?
İyilere hep kendini yazdıran bu kaypaklık
Kötülerin öznesi kılınanlarda da olur zavallılık
Kendini kandırmadaki durum bir ustalık
İç ile dış aynı değilse çelişki doğar
Güne göre şekil almak alkışa değer mi?
Varlık ve kazanımlar ise asıl mevzularımız
O halde niçin doldu ve taştı kabristanımız
Burada verilenler gidemezler ki ötelere
Verilen de alınır gün gelir bakın viranelere
Bir muhabbet ve vefaya ölçü konulamaz
Onurlu yaşamak en büyük kazanım değil mi?
Varsın adını iki satırla sınırlandırıp, ucuza satsınlar
Ve hatta birkaç dedikodu ile canını da yaksınlar
Giyimde kuşamda, lükste yoksun, ezik sansınlar
Vicdanları da katılabilir mi yalan ve kumpaslara
Yüreğinde sızı varken dile ikrar edilir mi?
Özü ve sözü bir olmayan sizce değer mi?
Bir garip ozanım ben de, namıyla Gölgeyim
Hak ve hakikatli olan şeylerin peşindeyim
Bir gün yerde, bir gün gökte, bilmem neredeyim
İnsan olmanın yükünü taşıyan aciz biriyim
Başkalarına göre duruş almak çözüm değilse,
Fıtratın gerçeklerine yaslanmak yeterli değil mi?
Oğuzhan KÜLTE
5.0
100% (5)