1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
112
Okunma
Çabuk sinirlenen insan kendini ele verir.
Öfkesi yüzündedir, sesi yükselir, niyeti açıktır.
Ne zaman kırılacağını, ne zaman duracağını bilirsin.
Savunmanı ona göre alırsın.
Ama sessiz ve zeki olan…
İçinde fırtınalar koparken yüzü sakindir.
Ne düşündüğünü söylemez, ne planladığını belli etmez.
Bekler. Zamanı tartar. Zayıf anını izler.
Vurmadan önce yıpratır, bağırmadan önce çözer.
Sessiz olan bağırmaz, not alır.
Sinirlenmez, hafızasına kaydeder.
Bir gün konuştuğunda ise artık çok geçtir;
çünkü o an konuşmaz, sonucu yaşatır.
Bu yüzden en tehlikeli olan öfkeli değil,
duygularını kontrol edebilen, aklını susturmayan insandır.
Çünkü öfke geçer…
ama akılla yapılan hesap, iz bırakır.
Çabuk sinirlenen insan bir anlık patlar,
sonra yorulur… pişman olur… dağılır.
Söylediği sözler havada kalır,
yaptığı hatalar kendi ayağına dolanır.
Ama sessiz ve zeki olanın öfkesi bağırmaz.
O öfkeyi büyütmez, saklar.
Zamanla besler, sabırla yoğurur.
Ne affettiğini sanırsın, ne unuttuğunu bilirsin.
Sessiz olan intikam peşinde koşmaz,
ama adaletini kendi kurar.
Bir gün seni susturan şey
onun konuşmaması olur.
Çünkü bazı insanlar
bağırarak kaybettirir,
bazıları susarak bitirir.
Ve en korkutucu tarafı şudur:
Sessiz ve zeki olan,
asla seni düşmanı gibi görmez…
sadece hayatından çıkarır.
Çabuk sinirlenen yenilir;
çünkü duygularını ele verir.
Sessiz ve zeki olan kazanır;
çünkü hiçbir şeyini açığa çıkarmaz.
Biri bağırır, diğeri bekler.
Biri kırar, diğeri silinir.
Biri savaşır, diğeri oyunu bitirir.
Unutma…
En tehlikeli insan,
sesini yükselten değil;
susup mesafe koyandır.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.