1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Bir gün
mutfağın ortasında
çayın altını açık unutacaksın,
buhar tavana değince
aklına benim sesim gelecek.
Başka bir el tutacak elini
ama o el
avuç çizgilerini tanımayacak,
çünkü ben
ellerini
bir dua gibi ezberlemiştim.
Yağmur yağacak,
otobüs camı buğulanacak,
parmağınla bir kalp çizeceksin,
kalbin tam ortasından
benim adım sızacak.
Sokak lambaları
akşamları hep aynı sarıya döner,
sen o sarının içinde
benim bakışımı arayacaksın.
Bir vitrinde
kırmızı bir kazak göreceksin,
hiç ihtiyacın yokken
onu almak isteyeceksin,
çünkü ben
kırmızıyı severdim.
Tatlı cümleler kuracaksın,
süslenmiş,
kolay,
başkasına ait.
Ama dilinin altında
benim sert kelimelerim kalacak,
yutamayacaksın.
Bir gün
kendi hayatına alışacaksın,
başka bir sofrada
ekmeği ikiye böleceksin.
Ve tam o sırada,
hiç sebep yokken,
boğazına bir şey düğümlenecek.
İşte o an anlayacaksın:
İnsan bazen
en çok
geçip giden bir sesi
özlermiş.
5.0
100% (2)