1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
72
Okunma
Zehra,
pencerenin kenarında unutulmuş bir bardak suyun içinde bekliyor.
Ne içiliyor, ne dökülüyor;
sadece duruyor,
ışık değiştikçe rengi de değişiyor.
Bazen eski bir defterin arasına sıkışıyor,
adını kimsenin hatırlamadığı bir sayfada.
Bir harfin gölgesinde uyuyor,
uyanırsa bütün cümleler ağlayacakmış gibi.
Bazen mutfakta,
ocağın yanında duran çatlak tencerede.
Kimse yemek yapmıyor artık,
ama o hâlâ kapağını aralık bırakıyor,
sanki biri gelip karıştıracakmış gibi içini.
En çok da
kapısı çalınmayan odalarda yaşıyor Zehra.
Perdeleri yarım,
ışığı solgun,
kalbi sürekli “belki” diyen bir yerde.
Sorarsan nerede diye,
Zehra tam olarak şurada:
unutulmuş bir eşyanın içinde,
adı anılmayan bir cümlenin ortasında,
ve biraz da
senin hatırladığın yerde.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.