0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
85
Okunma
“Hakkım varsa haram olsun…”
Bu söz öyle ağızdan çıkıverilecek bir söz değil.
İnsanın canından kopan, yüreğinin en derin yerinden dökülen bir bedduadır adeta.
Hakkım varsa haram olsun demek;
“Ben her şeyi verdim, geriye kendimden başka bir şey kalmadı” demektir.
Çünkü hak dediğin şey;
emeğin, sabrın, suskunluğun, yutkunarak katlandığın gecelerdir.
Görmediğin değeri, duyulmamış çığlıklarını,
hiçe sayılan gözyaşlarını içine katarsın o söze.
Hakkım varsa haram olsun derken,
insan artık hesap sormaz…
Ne adalet ister ne açıklama.
Sadece yükünü bırakır, vicdanları Allah’a havale eder.
O söz, kırgınlığın son durağıdır.
Ne sevgi kalmıştır içinde ne umut.
Sadece tükenmiş bir yürek ve
“Benden yana sana helal hiçbir şey yok” diyen ağır bir sessizlik…
Ve bil ki;
bir insan bu sözü söylüyorsa,
orada çok fazla susulmuş,
çok fazla katlanılmış
ve fazlasıyla incinilmiş bir hikâye vardır.
Çünkü bu söz, öfkeyle söylenmez.
Anlık bir kızgınlığın değil, yılların birikimidir.
İnsan öfkeliyken bağırır, kırar, döker…
Ama hakkım varsa haram olsun diyen biri,
çoktan susmuş, çoktan vazgeçmiştir.
O noktada artık affetmek de ağır gelir.
Çünkü affetmek için biraz umut gerekir.
Oysa bu sözde umut yoktur;
yalnızca yorgunluk, yalnızca tükenmişlik vardır.
Hakkım varsa haram olsun demek,
“Ben sana kendimden verdim” demektir.
Gençliğimi verdim, sabrımı verdim,
kendi yaralarımı görmezden gelip seni iyileştirmeye çalıştım demektir.
Ama karşılığında görmezden gelinmekle,
değersiz hissettirilmekle tanıştım demektir.
Bu söz bir kapanıştır.
Kapı çarpılmaz, bağırılmaz…
Sadece kilitlenir.
Bir daha açılmamak üzere.
Ve bil ki;
bu sözü söyleyen insan,
hakkını helal etmeyerek karşısındakini cezalandırmaz aslında.
Kendini özgür bırakır.
Yükünü indirir, yükü sahibine bırakır.
Çünkü bazı kırgınlıklar konuşarak geçmez,
bazı yaralar özürle kapanmaz.
Ve bazı insanlar,
ancak hakkım varsa haram olsun denildiğinde
gerçekten biter…
Hakkım varsa haram olsun…
Bu bir beddua değil, bir veda cümlesidir.
İçinde kin yoktur, öfke yoktur;
sadece tükenmiş bir kalbin son kararı vardır.
Artık ne beklenti kalmıştır ne de dönüş yolu.
Ne bir açıklama iyileştirir,
ne bir pişmanlık geçmişi temizler.
Çünkü bazı kırıklar onarılmaz,
bazı izler silinmez.
Bu söz söylendiğinde,
hikâye çoktan bitmiştir.
Geriye sadece Allah’a havale edilen bir hak,
ve sessizce yoluna devam eden bir yürek kalır.
Ve şunu unutma;
bir insan “hakkım varsa haram olsun” diyorsa,
orada sevgi değil,
sabırla taşınmış büyük bir acı konuşmuştur.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.