1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
508
Okunma

Yasa delindiğinde
her şey yasallaşır
en çok da suç.
Çünkü artık kimse
kimseye hesap soramaz,
haklı olmanın dili kesilmiştir...
Hukuk,
bir gecenin karanlığında
tecavüze uğramışsa
sabahın adı “düzen” olur,
suçun adı “gereklilik”.
Kimse masum değildir artık,
çünkü masumiyet
delil ister
ve deliller çoktan
yangında kül olmuştur...
İnsan, insanın kurdudur derler,
ama bu bir mecaz değil artık;
bu bir yönetim biçimi.
Kimin eli kimin cebinde
kimsenin bilmediği değil,
herkesin bildiği
ama kimsenin söylemediği bir sır.
Büyük balıklar
küçükleri yutarken
deniz kirlenmez,
sadece susar.
Sessizlik,
en pahalı rüşvettir bu çağda...
Gücün kutsallaştığı yerde
ahlak emekli edilir,
vicdan izne çıkar,
korku ise
sürekli mesai yapar.
Çünkü bu düzen
kendini ancak
korkuyla koruyabilir...
Güç,
artık bir araç değil,
bir puttur.
Ve herkes,
ona dokunmamak için
ellerini arkasına bağlar.
Bakıyoruz etrafa:
hayat, bir yarış pistine dönmüş,
tabii seleksiyon
doğadan alınıp
sokaklara salınmış.
Zayıf olan düşer,
düşen görünmez olur,
güçlü olan “haklı” ilan edilir.
Sanat susarsa
duvarlar konuşur,
hayat susarsa
mezarlar çoğalır.
Toplum susarsa
zulüm,
kendi dilini icat eder.
Ben bu çağda
şiiri bir süs değil,
bir tanıklık olarak yazıyorum.
Çünkü estetik,
hakikatten kaçtığında
güzel olmaz;
yalnızca kullanışlı olur.
Ve ben kullanışlı bir şiir
yazmak istemiyorum.
Ben,
yasalar delinirken
sessiz kalmayan
bir cümle bırakmak istiyorum geriye...
Belki kimse okumaz,
ama tarih okur.
Ve tarih,
en çok susanları
hatırlar.
Erol Kekeç/30.01.2026/Sancaktepe/İST
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.