0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
89
Okunma
İnsanın yarası derin olunca gecesi de gündüzü de zehir olur…
Bunu nereden bildiğimi sormayın. Çünkü bazı acılar anlatılarak öğrenilmez, yaşanarak ezberlenir.
Derin yaralar bağırmaz; sessizce içten içe kanar. Geceleri uykuyu haram eder, gündüzleri kalabalığın ortasında bile insanı yapayalnız bırakır. Gülersin ama içinden bir şey eksiktir, konuşursun ama kelimelerin yarım kalır. Herkes “geçer” der ama kimse o yaranın her sabah yeniden nasıl sızladığını görmez.
İnsan bazen en güvendiği yerden kırılır. İşte o zaman yara derinleşir. Ne merhem tutar ne de zaman. Çünkü mesele canın yanması değil; inandığın şeyin yerle bir olmasıdır. Kalbinin en temiz yerine dokunan bir hayal kırıklığı, ömür boyu iz bırakır. Ne gecen gece olur ne gündüzün gündüz… Her an bir ağırlık, her an bir yorgunluk taşır insan içinde.
Ben biliyorum. Çünkü bazı geceler sabah olsun istemezsin, bazı sabahlar da geceye dönmek istersin. Çünkü acı saat tanımaz, takvim bilmez. İnsan güçlü görünür ama içi darmadağındır. Kimseye anlatamazsın; anlatsan da anlaşılmaz. Herkes seni ayakta sanır ama sen her gün biraz daha eksilirsin.
O yüzden sormayın nereden bildiğimi. Çok iyi biliyorum. Yarayı taşıyan bilir. Gecesi de gündüzü de zehir olan bir kalbin neyle sınandığını, en çok o kalbin sahibi anlar.
Ve insan bir yerden sonra acısına alışmaz…
Sadece onunla yaşamayı öğrenir. Yarayı kapatmaz, üstünü örter; belli olmasın diye susar. Ama susmak iyileştirmez, sadece derinleştirir. İçinde büyüyen o sessiz çığlık, geceleri daha çok yankılanır.
Bazen bir şarkı, bazen sıradan bir kelime, bazen de hiç beklemediğin bir an… Yara yeniden kanar. “Geçti” sandığın ne varsa aslında sadece ertelenmiştir. Çünkü derin acılar unutulmaz; insanın karakterine karışır, bakışına yerleşir, ses tonuna siner.
Gündüzleri güçlü durursun, çünkü mecbursun. Kimse senin içindeki enkazı görmek istemez. Herkes seni “idare ediyor” sanır ama sen her gün biraz daha yorulursun. Geceleri ise maskeler düşer. Kalbinle baş başa kaldığında kaçacak yerin kalmaz. İşte o an anlarsın: En ağır yalnızlık, insanın kendine bile teselli olamadığı andır.
Ben biliyorum…
Çünkü bazı acılar insanı olgunlaştırmaz, sessizleştirir. Daha az beklersin, daha az inanırsın. Herkese değil, kimseye güvenmemeyi öğrenirsin. Sevmek bile korkutucu gelir; çünkü aynı yerden bir daha kırılmaktan çekinirsin.
İnsanın yarası derin olunca gecesi de gündüzü de zehir olur.
Bu bir şikâyet değil, bir gerçektir. Ve bu gerçeği bilmek için sormak gerekmez… Yaşamak yeterlidir.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.