0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
128
Okunma
Mesele güzel insan olmak…
Kalabalıkların içinde kaybolmadan, kirlenmiş dünyaya inat temiz kalabilmek.
Güzel düşünmek mesele; kötülüğün bu kadar normalleştiği bir çağda, kalbini karartmamayı başarabilmek.
Güzel bakmak mesele; herkesi kendi yarasından vurmadan, herkesin bir derdi olduğunu bilerek bakabilmek hayata.
İnsan olmanın yükü ağırdır aslında.
Susmayı bilmek gerekir bazen, konuşunca kırılacaksa bir kalp.
Gitmeyi bilmek gerekir bazen, kalınca zarar veriyorsa varlığın.
Ve affetmeyi… En çok da affetmeyi bilmek gerekir; başkasını değil, kendini yormamak için.
Ömür dediğin bir vardır, bir yoktur.
Daha dün diye andığın anılar bugün çok uzak, yarın dediğin hayaller ise belirsizdir.
Zaman kimseyi beklemez, kimseye torpil geçmez.
Gelen geçer, kalan izdir sadece. Bir bakış, bir söz, bir vicdan…
Hayat dediğin budur işte;
Ne biriktirdiğin maldır, ne kazandığın unvan.
Ne alkışlar kalır, ne kalabalıklar.
Geride sadece nasıl biri olduğun kalır.
Kırdığın kalpler mi ağır basar, onardıkların mı?
O yüzden mesele güzel insan olmaktır.
İyiliği gösteriş için değil, fıtrat için yapmak.
Doğruyu işine geldiği için değil, doğru olduğu için savunmak.
Ve karanlık çoğaldıkça ışık olmaktan vazgeçmemek…
Gerisi boştur.
Gürültü, hırs, kin, gösteriş…
Hepsi bir gün susar.
Ama güzel kalan insan, sessizce bile hatırlanır.
Çünkü insan gider, adı kalır;
adı da gider, izi kalır bazen.
İşte o izdir insanın gerçek mirası.
Ne söylediğin değil, kime nasıl dokunduğundur seni anlatan.
Herkes haklı olmaya çalışır bu hayatta,
ama kimse merhametli olmaya cesaret edemez.
Oysa haklı olmak çoğu zaman yalnız bırakır,
merhamet ise insanı insan yapan tek dildir.
Bir yarayı görüp susmamak, bir acıyı fark edip yüz çevirmemektir.
Güzel bakmak bu yüzden önemlidir;
herkesin dışı değil, içi üşür bazen.
Kimsenin gülüşüne aldanmamak,
kimsenin sessizliğini de hafife almamaktır güzel bakmak.
Çünkü bazı insanlar en çok sustuklarında bağırırlar.
Ve güzel düşünmek…
Kinle değil, anlayışla beslenen bir zihin.
İntikamla değil, sükûnetle güçlenen bir yürek.
Kaybettikçe sertleşmek yerine, kaybettikçe derinleşmeyi seçmektir.
Ömür dediğin bir anlık misafirdir bu bedende.
Ne kadar kalacağımızı bilmeden yaşarız,
ama nasıl yaşadığımızı seçebiliriz.
İşte bütün mesele de buradadır.
Hayat, biriktirdiklerini değil,
vazgeçebildiklerini sorar insana.
Egonu, öfkeni, kibirli cümlelerini…
Ve geriye dönüp baktığında,
“İyi ki kalbimi kaybetmedim” diyebilmektir asıl kazanç.
Gerisi gerçekten boştur.
Dünya döner, insanlar değişir,
hikâyeler biter.
Ama güzel kalan insan,
zamana rağmen eksilmez.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.