13
Yorum
47
Beğeni
0,0
Puan
742
Okunma

"Her nefes alışım sevgiliye kırgın bir şiirdir."
her yolculuk beni sevgime doğurdu
alfabemin sen harfi içimi doğurdu
yüzünde antik bir kalıntıydım sadece.
son düşüşten bu yana yağlamanlamış , talan edilmiştim
Oysa direnirken ay ışığında uzaklığa
yüzünde ağlıyordum yurduma.
kırkımda,uykusunda ölen bir fahişe kadar mutludur şimdi ankara
kırkımda düşüncelerim
halbuki kimsenin nefretini kazanmadım hala
kazanacak kadar cesur değilim.
karanlık sözleri de hak etmiyorum
kulağımda Adagio in G Minor
temize çekmiyor yazdıklarımı parmaklarım
ve pinhan güzel bir sözcüktür hala.
Oysa deniz duruldu
mavi ve ölü
içinde biriken tüm karanlığı dışa çıktığında
iyi insanların gözleri kapandı
karanlığın içinde kayboldu
Geriye, gördüğüm gözlerinden yüz bulan ilelebet bulutlar kaldı
Bulutlarını çek göğsümden
Dindirsin yüreğimin tufanını sözlerin.
Ateşe su neylerki
Suya ateş
Vesselam aşıksak yokuşa
Her inişine ve çıkışına
Yıllar geçmişse de bir Kelebek uykusunda
Onlar da ölür aşkın yokuşunda
Hoşçakallar,baş ağrıları ve yalnızlığım.
Zamanın dili hep vazgeçişlere gebe
An sonra hep kanamalı gece
Beklenmedik yerlerde yeksan
Kimse yanmadığında aşk ile
Sesler işteşliğini yitirince
Sonsuz gibi gelen za-man bile iki hece
Yüzümün karanlığı kaplıyor gündoğumunu
Fecr değil çiğ tanesi.
Acıya alıştırarak gözlerimi
Susarak ve dertli bir ozanın tınında ölerek unutuyorum
Dudakların köylü bir kızın çatlamış elleri gibi
Ruhun acımasız
Bedenimin kemikleri kırık,
Aşk bitti,zafer hariç
gökyüzü.kuşlar,kar
Leyla bir koza da öldü
Mecnun bir kuyuda
Ey!Vah!
Ah etmedin, Ah demedim
Acıya alışmak yaralı bir şair için
Doğrulduğu anda düşmektir ateşe
yoksan yanarım
Sesini duymazsam yüreğinin
’ölü sayarım kendimi bu diyarlarda’
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.