0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
49
Okunma
Zaman, çıplak bir çivi gibi
kalbimin orta yerine çakıldı.
Nefesim geri çekildi,
bir deniz kabuğu gibi
içine kapandı dünya.
Birinci tahta:
Adımı unuttum.
Sesim, ağzımdan değil
topraktan çıktı.
İkinci tahta:
Annemin yüzü geçti üstümden,
ılık bir yaz gölgesi gibi
ama dokunamadım.
Üçüncü tahta:
Bir cümle yarım kaldı,
son kelimesi
hiç söylenmeyecek olan.
Dördüncü tahta:
Su sustu,
taş konuştu.
Kalbim,
bir yanlış anlaşılma gibi
durdu.
Beşinci tahta:
Beni seven herkes
bir adım geri çekildi hayattan.
Altıncı tahta:
Günahlarım dizildi karşıma,
hiçbiri suçum değildi.
Yedinci tahta:
Çocukluğum kırıldı,
çıtırdadı.
Sekizinci tahta:
Tanrı eğildi,
duymadım ne dedi.
Dokuzuncu tahta örtüldüğünde
artık ben yoktum,
ama ağırlığım duruyordu hâlâ,
dünyanın omzunda
küçük, inatçı bir acı gibi.
O an anladım:
İnsan ölürken
asla yalnız ölmez,
üstüne kapatılan
her şey
hayatta kalır.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.