1
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma
1
Lodos bugün adını
yüksek sesle söylüyor,
deniz cümlelerini
devrik kuruyor,
Vapurları batırmak ister gibi.
Ben biliyorum,
insan bazen bir yere
yetişmez de
bir yerden
kaçmak ister.
İnsan bazen
“batarsa bitsin” der,
çünkü yorgunluk
su tutmuştur içine.
Ama bak
ipler çözülmüyor,
iskele hâlâ
bekliyor,
martılar rüzgâra rağmen
yerini unutmuyor.
Sen de unutma diye
yazıyorum:
Nefes,
en inatçı canlıdır.
Karanlık suyun üstünde bile
kıyıyı hatırlar.
Eğer şu an tek yapabildiğin
ayakta durmaksa,
bu da bir
şiirdir.
Dünya,
şiir yazanları
henüz
denize vermedi.
2
Şunu bil diye yazıyorum:
Geçmek isteyen çok şey var içimden,
ama sen geçip gitme.
Amin.
3
Bu vapurda ayakta duruyorum,
ama asıl duran ben değilim;
düşüncelerim,
yerinden kalkmayı reddeden o ağır düşünceler.
İnsan bazen batmak ister,
çünkü yüzeyde kalmak
hesap vermektir.
Batmaksa,
kimseye açıklama yapmamaktır.
Gövde gıcırdıyor.
Sanki demir değil de
vicdan çalışıyor.
Her dalga
“devam et” diyor,
her iç ses
“neden” diye soruyor.
İtiraf edeyim:
Ben bu vapurun batmasını istedim,
Ve
içimdeki mahkemenin
susmasını.
Hakim çoktu,
sanık hep bendim.
İnsan kendine kızdığında
denizi suçlar,
rüzgârı çağırır,
sonra masum bir felaket arar
yükünü devretmek için.
Ama deniz acımasız değil,
kayıtsız.
Kayıtsızlık,
en ağır merhamet biçimi.
Bu vapur ilerliyor.
Ben ilerliyor muyum,
emin değilim.
Ama hâlâ burada olmam
bir karar olmalı,
istemeden de olsa.
Belki kurtuluş
kıyıya varmak değildir,
belki sadece
kendini yok etmeyi
bir gün daha ertelemektir.
Ve işte bu yüzden
vapur batsın,
Çünkü bazı geceler
hayatta kalmak
en büyük suçtur
ama yine de işlenir.
5.0
100% (5)