0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
20
Okunma
Zamanın bir yerinde durup geri bakıyorum, sanki içimdeki her şey ince bir camdan yapılmış da nefesim bile fazla geliyor.
Konuşulmayanlar çoğalıyor, sustukça ağırlaşan bir yük gibi, kalbin omuzları çöküyor ama bunu kimse fark etmiyor.
Bir bakış yarım kalıyor aramızda, tamamlanmıyor, tamamlanmadıkça içimde görünmez bir çatlak büyüyor.
Eşyalar tanık oluyor bu hâlime, sandalyeler, masalar, kenarı aşınmış bir defter, hepsi sessizce beni izliyor.
Adını anmadan acıyor bazı şeyler, sanki söylersem dağılacakmış gibi, kelimeleri dilimde eğreti tutuyorum.
Gülümsemek bazen bir örtü, altına saklanan şeyler var, herkes görüyor sanıyorum ama kimse dokunmuyor.
Birlikte susulan anlar var, orada bir şey oluyor insana, sesi çıkmayan ama izi kalan bir şey.
İnsan kendini en çok böyle zamanlarda tanıyor, neye dayanabildiğini, neyi taşımaya mecbur kaldığını.
Ve içimde, kimseye gösterilmeyen o yer, her gün biraz daha inceliyor, rüzgâr esse dağılacak gibi.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.