1
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
81
Okunma

DURU MÜSEKKİN
Göğsümü örseleyen
kuyuların uğultusu
hüzünlü bir şarkı gibi
vururken alnımıza;
yazı ürperten yağmurlar
simsiyah kelimelere yağsın.
Aynanın kabuğunu kırsın
tuz ve rüzgâr.
İçimizin sancısı;
boşalsın toprağa
durulanmış sözlerle.
Karın beyazı üzerinde
bende ayaklanan gece;
mermerin beyaz karesinde
asılı kalsın. Durağan.
İpince bir beyazı büyütürken yeryüzü;
bir rengin özüne varmak umudu.
Boş aynalarda asılı kalan sabahlar;
karanlığa dokundukça parlar.
Kokusunu duyduğum baharı
yeşilliklerin ıslak fısıltısını
getiren mavi rüzgâr;
dök içimize mesafeleri
taşta uyuyan yorgunluğumuz
dirilsin. Çakılsın
dil yaralarına yıldızlar.
Günahlar tutmasın
perçem ve paçalarımızdan.
Yağmur durmadan yağsın
anlamlı sesiyle.
Başımız bir ormanda uyansın.
FATMA LEYLȂ DENİZ
5.0
100% (2)